<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Son 30 Konu</title>
	<description>Forumdaki son 30 konu</description>
	<link>http://www.eksiportal.com/index.php</link>
	<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 09:12:18 +0000</pubDate>
	<ttl>60</ttl>
	<item>
		<title>Sadakatsiz Erkeklerin Iq Seviyesi Düşük</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/sadakatsiz-erkeklerin-iq-seviyesi-dusuk-t41136.html</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>Zeka seviyeleri düşük </strong><br />
<br />
<strong class='bbc'>Sadakatsiz erkeklerin IQ seviyelerinin, eşlerini aldatmayanlardan düşük olduğu ortaya çıktı. 	</strong><br />
 ANKARA - İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, "London School of Economics and Political Science" üniversitesinde görevli bilim adamlarının yaptığı araştırmanın, zeki erkeklerin evrimden ötürü karılarını aldatma olasılıklarının zeki olmayanlardan daha az olduğunu gösterdiği bildirildi. 	<br />
<br />
Dr. Satoşi Kanazawa'nın sonuçları "Social Psychology Quarterly"nin mart sayısında yayımlanan araştırması, IQ seviyesi yüksek erkeklerin, tek eşliliğe kendilerinden daha az zeki erkeklere oranla daha fazla değer verdiklerini ortaya koydu. 	<br />
<br />
Kanazawa, çalışması çerçevesinde ABD'de binlerce genç ve yetişkinin IQ'larıyla sosyal davranışlarını inceleyen iki kapsamlı araştırmadan yola çıkarken, "Ampirik inceleme, erkeklerin zekaları arttıkça monogami ve tek eşliliğe, daha az zeki erkeklerden daha fazla değer verme eğiliminde olduklarını gösteriyor" dedi. 	<br />
<br />
Zeka ve monogami arasındaki ilintinin kökenlerinin evrimde yattığını savunan Kanazawa, önüne gelenle cinsel ilişkide bulunmaya programlanmış ilk insanların tek eşlilikten çok az fayda sağlayacağını, ancak modern dünyanın, erkeklere böyle bir evrimsel fayda sağlamadığını kaydetti. 	Kanazawa'nın araştırmasında, ayrıca zeka seviyeleri yüksek insanlar arasında liberalizm ve ateizm gibi özelliklere daha sık rastlandığı gözlendi. 	<br />
<br />
Araştırmacıların, zeki kadınların genel nüfusa oranla sadık kalma olasılığının daha fazla olup olmadığı konusunda ise herhangi bir kanıt bulamadıkları belirtildi.]]></description>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 09:12:18 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/sadakatsiz-erkeklerin-iq-seviyesi-dusuk-t41136.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sİvasli Kadin Ve Zencİ BebeĞİ..</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/sivasli-kadin-ve-zenci-bebegi-t41132.html</link>
		<description><![CDATA[7 sene İNGİLTERE ye giden ve hala görüştüğüm bir arkadaşım anlattı bana şimdi anlatacağım olayı..... <br />
Doğrumu yalanmı bilmiyorum ama büyük bir ihtimalle doğrudur.. <br />
<br />
Bir sivaslı komşuları varmış...Bir tane çocukları olan evli bir çiftmiş..Kadın hamileymiş zamanı gelince kadın doğurmuş... <br />
Adam seviniyor elbette çocugu olacağı için... <br />
Çocuk doğuyor ve sonra adam çocugunu görmek istiyor... <br />
<br />
Birde ne görsün bebeği zenci.. <br />
Kendisi sivaslı karısı sivaslı çocuk zenci.. <br />
<br />
-HANIM BU ÇOCUK NİYE BÖYLE SİYAH? <br />
<br />
diye soruyor..Kadında diyorki, <br />
<br />
-BEY BEN ÇOCUKTAN HAMİLEYKEN ÇOK ÇİKOLATA YEDİM ÇOCUK BÖYLE OLDU... <br />
<br />
 <br />
<br />
Şimdi bu olayla iniltili bir fıkra anlatarak konuyu kapatıyorum.. <br />
<br />
Adamın biri evleniyor.... <br />
Karısı hamile oluyor...Çocuk bekliyorlar... <br />
Aradan beş ay geçiyor elbette kadının karşı filan şişiyor.... <br />
Bir akşam eve gelince adam karısıyla konuşuyor... <br />
<br />
-KARICIĞIM ÇALIŞTIGIM ŞİRKET BENİ 6 AYLIGINA YURT DIŞINA GÖNDERMEK İSTİYORLAR BENDEN BAŞKASI YAPAMAZMIŞ BU İŞİ..GİDERSEMDE ALTI AYDAN ÖNCE DÖNEMEM GİDEYİMMİ? <br />
<br />
-KOCACIĞIM İŞ İÇİNSE TABİKİ GİDEBİLİRSİN 6 AY NEDİRKİ GELİR GEÇER... <br />
<br />
-AMA KARICIĞIM GİDERSEM ÇOCUGUMUZ DOĞDUGU GÜN BURDA OLAMAM BEBEĞİMİZ 2 AYLIKKEN BURDA OLABİLİRİM O ZAMAN.. <br />
<br />
Ve karar veriyorlar adam öteki gün iş için gidiyor yurt dışına.. <br />
<br />
6 ay sonra geliyor ve evine geliyor... <br />
Adam mutlu 2 aylık bebeğini görecek ya... <br />
<br />
Ve karısı açıyor kapıyı..Sarılıyorlar birbirlerine ve bebeği görmek istiyor bebeğin yatak odasına gidiyor.. <br />
Bebeğin üstünü açıyor birde ne görsün... <br />
BEBEK ZENCİ.. <br />
<br />
Soruyor karısına.. <br />
<br />
-KARICIĞIM BU ÇOCUK NİYE BÖYLE? <br />
<br />
-KOCACIĞIM BEN ONU DOĞURUNCA SÜTTEN KESİLMİŞTİM BİR TANE ARAP SÜT ANNESİ TUTTUM ONUN SÜTÜNÜ İÇİNCE BÖYLE SİYAH GÖRÜNÜYOR.. <br />
<br />
Adam karısına inanıyor ama bir şüphe var içinde..Gidip annesine soruyor..... <br />
<br />
-ANNE BENİM KARIM BEBEĞİ DOĞURUNCA SÜTTEN KESİLMİŞ ARAP SÜT ANNESİ TUTMUŞ ONUN İÇİN BEBEĞİMİZ SİYAH TENLİ DOĞRUMU? <br />
<br />
Anneside cevap verir.. <br />
<br />
-EVET OĞLUM DOĞRU DİYOR GELİNİM..BENDE SENİ DOĞURUNCA SÜTTEN KESİLMİŞTİMDE SANA İNEK SÜTÜ İÇİRMİŞTİK ŞİMDİ SEN ONUN İÇİN BÖYLE BOYNUZLUSUN.... <br />
<br />
<br />
<br />
Alıntı...]]></description>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 21:18:01 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/sivasli-kadin-ve-zenci-bebegi-t41132.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Behlül Ve Bihterli Kpss Sorusu,darısı Kurtlar Vadisiyle Ezelin Başına</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/behlul-ve-bihterli-kpss-sorusu-darisi-kurtlar-vadisiyle-ezelin-basina-t41128.html</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 13px;'><span style='font-size: 13px;'>Aşk-ı Memnu </span><span style='font-size: 13px;'>sınavlara da ilham oldu... </span><span style='font-size: 13px;'>KPSS sınavı</span><span style='font-size: 13px;'>nda memur adaylarına </span><span style='font-size: 13px;'>Bihter ve Behlül soruldu... </span> <span style='font-size: 13px;'>KPSS deneme kitapçığı</span><span style='font-size: 13px;'>nda</span><span style='font-size: 13px;'> Behlül'</span><span style='font-size: 13px;'>ün </span><span style='font-size: 13px;'>Bihter</span><span style='font-size: 13px;'>'i banyoda gördüğü şampuan kokusunun ne anlama geldiği soruldu. <br />
Başrollerini </span><span style='font-size: 13px;'>Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ</span><span style='font-size: 13px;'>'un oynadığı, çok konuşulan ve bir o kadar da tartışılan dizi 'Aşkı Memnu' bir yayınevinin </span><span style='font-size: 13px;'>Kamu Personeli Seçme Sınavı </span><span style='font-size: 13px;'>(KPSS)</span><span style='color: #EE6603'> <span style='color: #000000'><span style='font-size: 13px;'>için </span></span></span><span style='font-size: 13px;'> hazırladığı deneme kitapçığındaki</span><span style='font-size: 13px;'> psikoloji soruları</span><span style='font-size: 13px;'>na konu oldu. </span><br />
<br />
İhtiyaç Yayıncılık Türkiye Geneli 3. Denemesindeki psikoloji soruları arasında 18. ve 19. sorularında Aşkı Memnu'ya yer verdi. Farklı sorular hazırlamasıyla ünlü İhtiyaç Yayıncılık kitapçıkta Behlül'ün yengesi Bihter'i banyoda uygunsuz bir vaziyette gördüğünde aldığı şampuan kokusunu daha sonraki bir zamanda ne zaman duysa telaşa kapılmasının ne tür bir uyarıcı olduğunu sordu. <br />
<br />
<strong class='bbc'><em class='bbc'>ZİHİN ÇİVİSİ TAKTİĞİ <br />
</em></strong><br />
Son zamanlarda internette çok fazla kişinin birbirine mail yoluyla yolladığı bu dikkat çeken soruyu hazırlayan İhtiyaç yayıncılık<span style='color: #EE6603'><strong class='bbc'><span class='bbc_underline'>  <span style='color: #000000'>Gelişim</span></span></strong></span> ve Öğrenme Psikolojisi Zümre Başkanı Dr. Muhammet Genç, öğrenme psikolojisinde, söz konusu öğrencilerin konuyu daha iyi anlamaları ve hatırlamaları için yazılan sorular hazırladıklarını belirterek şu açıklamada bulundu: <br />
<br />
"Bu tarz sorularla öğrenme psikolojisi kavramları güncel hayatla ilişkilendirilerek öğrenme kolaylaştırılmaktadır. Biz buna 'zihin çivisi tekniği' demekteyiz. Daha önce de Kurtlar Vadisi ile Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti ile ilgili bu tür sorular sorulmuştur. Öğrencilerden olumlu dönüşler alındığı için bu yöntem tekrar kullanılmıştır." <br />
<br />
<strong class='bbc'><em class='bbc'>İŞTE O SORU <br />
</em></strong><br />
"Behlül, dayısı Adnan, onun genç ve güzel karısı Bihter ve dayısının çocukları Nihal ve Bülent ve onların dadısı Deniz Hanım ile aynı köşte yaşamakta olan ahlaksız bir adamdır. <br />
<br />
Behlül'ün yengesi Bihter bir gün köşkün üst katındaki banyoda yıkanmak ister, ancak banyonun kapısını kilitlemeyi unutur. Bu durumdan haberi olmayan Behlül de banyoya girer. <br />
<br />
Behlül önce Bihter'in her <strong class='bbc'><span class='bbc_underline'>zaman </span></strong>kullandığı şampuanın kokusunu algılar sonra da Bihter'i uygunsuz vaziyette görür. <br />
<br />
Bu istenmeyen bir ilişkinin başlangıcı olur. Bu yaşantıdan sonra Behlül ne zaman Bihter'in şampuanının kokusunu duysa telaşlanma tepkileri göstermeye başlar." <br />
<br />
<strong class='bbc'><em class='bbc'><span style='font-size: 17px;'><span style='color: #ff0000'>18. Yukarıda verilen örnekte Bihter Behlül için ne tür bir uyarıcıdır? </span><br />
</span></em></strong><br />
<strong class='bbc'>a)Nötr <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/cool.gif' class='bbc_emoticon' alt='B)' /> Koşullu c) Şartsız d) Baştan çıkarıcı e) Şartlı </strong></span></span><br />
<span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 13px;'><strong class='bbc'><img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/confused06.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></strong></span></span><br />
<span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 13px;'><strong class='bbc'><img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/255zc1.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
</strong></span></span><br />
<span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 13px;'><strong class='bbc'><br />
</strong></span></span><br />
<span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 15px;'><span style='font-size: 13px;'><strong class='bbc'><br />
</strong></span></span></span>]]></description>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 20:01:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/behlul-ve-bihterli-kpss-sorusu-darisi-kurtlar-vadisiyle-ezelin-basina-t41128.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Yök Artık Daha Nesi Sınavsız üniversite</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/yok-artik-daha-nesi-sinavsiz-universite-t41127.html</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #BB0000'><span style='font-family: Verdana'><span style='font-size: 13px;'>15 Mart 2010 Pazartesi, 11:18:42</span></span></span><br />
<span style='color: #BB0000'><span style='font-family: Verdana'> </span></span><br />
<span style='color: #BB0000'><span style='font-family: Verdana'><span style='font-size: 13px;'><span style='color: #3D3D3D'><span style='font-size: 15px;'>Türkiye, yükseköğretime girişte katsayıyı tartışırken, YÖK'ün üniversiteye giriş sınavını ortadan kaldıran<br />
farklı bir formülü sessiz sedasız hayata geçirildi. KKTC hariç yurtdışında 4 yıl lise eğitimi alan TC vatandaşları da artık Türkiye'de Boğaziçi, ODTÜ dahil istediği üniversiteye sınavsız başvurabilecek.<br />
Türkiye'de lise bitiren 1.5 milyon öğrenci ise üniversiteye ancak 11 Nisan 2010'da ilki yapılacak olan YGS'de<br />
(Yüksek Öğretime Giriş Sınavı) ecel teri dökerek girebilecek.<br />
<br />
<strong class='bbc'>ÖĞRETİM HAKKI</strong><br />
<br />
Türkiye'de öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerle ilgili 2922 Sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile geçen yıl, yabancı uyruklu öğrencilere tüm üniversitelerde öğrenim görme hakkı tanındı. Yurtdışından öğrenci kabul etmek isteyen üniversitelerin YÖK onayı ile yurtdışından öğrenci kabul etmesine karar verildi.<br />
ÖSYM kontenjan önerilerini toplayacak, bu YÖK tarafından onaylandıktan sonra da üniversitelerin<br />
yurtdışından kabul edecekleri öğrenci kontenjanları kılavuzda yayımlanacaktı. YÖK bu yasa değişikliğinin<br />
dışında geçtiğimiz günlerde, "Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar Son Şekli" adı altında yeni bir yönetmelik yayımladı. Yabancı öğrenci kabul etmek isteyen üniversitelerin ön lisans ve lisans<br />
bölümlerinin birinci, ikinci öğretimleri ile uzaktan eğitim ve açık öğretim programlarında kontenjan<br />
ayrılması kararlaştırıldı. Sistemgelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlanacak. Öğrenci<br />
kabullerinde lise bitirme sınavları olan Abitur, Uluslararası Bakolarya, GCE gibi sınavların geçerlilik<br />
süresi için de bir sınırlama bulunmuyor. Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (YÖS) ise bu yıl son<br />
kez 9 Mayıs'ta yapılacak.<br />
<br />
<strong class='bbc'>KKTC HARİÇ</strong><br />
<br />
Başvuru koşullarında ise ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Türkiye'de üniversite okumak isteyen adaylardan<br />
lise son sınıf ya da mezun düzeyinde olmaları isteniyor. Ancak yeni yönetmelik ile TC veya KKTC uyruklu olup lise öğreniminin tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkede tamamlayanlar başvuru yapabilecek.<br />
Yabancı öğrenciler gibi Türk vatandaşı olan öğrenciler de önümüzdeki yıldan itibaren eğer Türkiye ve KKTC dışında bir ülkeden lise diploması alır ise istedikleri üniversiteye kayıt yaptırma şansı yakalayacak.<br />
Üniversiteler, kabul koşullarını kendileri belirleyecek ve YÖK onayı ile başka hiçbir şart aranmaksızın eğitim<br />
başlayacak.<br />
<br />
<strong class='bbc'>EŞİTLİĞE AYKIRI</strong><br />
<br />
Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Cem Gülan, "Türkiye'de okuyan çocuklara büyük haksızlık.<br />
Anayasa ve eşitlik ilkesine aykırı bir durum ortaya çıkıyor. Yurtdışındaki Türk çocukları da yabancı<br />
sayılıyor. O zaman parası olan çocuğunu yurtdışında dört yıl okutur, getirir. Türk çocukları yurtdışında da<br />
yurt içinde de olsa eşit şartlara sahip olmalı" dedi.<br />
<br />
<strong class='bbc'>'Sınavsız' kabul koşulları</strong><br />
<br />
- Ülkelerin kendi ulusal sınavları, uluslararası sınavlar, ortaöğretim not ortalamaları, üniversite<br />
tarafından yapılan sınavlar dikkate alınarak belirlenecek.<br />
- Yurtdışından gelecek öğrencilere 'öğrenci vizesi' için üniversiteler kabul yazısı gönderecek.<br />
- Üniversiteler, kontenjan ve uygulama takvimini belirleyerek akademik<br />
takviminde belirtecek.<br />
- Öğrencilerin Türkçe düzeyleri, kabul eden üniversite tarafından değerlendirilecek.<br />
<br />
<strong class='bbc'>YÖK AÇIKLAMA YAPTI</strong>: <strong class='bbc'>"BELİRLİ SAYIDA ÖĞRENCİ ALINACAK"</strong><br />
<br />
<br />
Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) yapılan açıklamada, TC uyruklu olup yurt dışında eğitim gören adayların üniversitelere sınavsız kabul edilmesine dair bir düzenleme bulunmadığı ifade edilerek, "Bu adaylar, yurt dışından yükseköğrenim görmeye gelecek diğer adaylar gibi üniversitelerin 'belirlenen kontenjanlarına' başvuru yapacak ve yine üniversitelerin belirlediği 'başvuru şartları' dikkate alınarak üniversiteler tarafından değerlendirilecektir" denildi.<br />
<br />
Açıklamada, 2010–ÖSYS'den itibaren Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında iki aşamadan oluşan bir sınav sistemi uygulanmaya başlayacağı hatırlatılarak, söz konusu sınav sisteminin ikinci aşaması olan "Lisansa Yerleştirme Sınavları"nın 5 ayrı alanda yapılacağı ve ortaöğretimde eğitim verilmekte olan 9., 10., 11. ve 12. sınıflarda işlenen konuları içeren sorulardan oluşacağı kaydedildi.<br />
<br />
Türkiye'deki eğitim sisteminde işlenen konularla, yurt dışındaki eğitim sisteminde işlenen dersler ve içeriklerin örtüşmediğine işaret edilen açıklamada, şunlar ifade edildi:<br />
"Bu çerçevede, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sisteminde yapılan değişiklik nedeniyle ortaöğretimini Türkiye'de tamamlamayan öğrencilerin, almadıkları bir eğitim sistemine ilişkin sorulardan oluşan sınavlarda düşük başarı elde etmeleri kuvvetle muhtemel olduğundan, bu öğrencilerin de mağduriyetlerini engellemek için ortaöğretim eğitiminin tamamını yurt dışında (KKTC hariç) tamamlayan TC uyruklu öğrencilere de imkan tanımak üzere, konuyla ilgili dünyadaki başarılı ve çağdaş uygulamaların incelenmesiyle konsept değişikliğine gidilmiştir.<br />
<br />
"Yabancı Uyruklu Öğrenci Kabulü" uygulamasına son verilerek "Yurt Dışından Öğrenci Kabulü" uygulamasına başlanması ile söz konusu uygulamanın esaslarına, 6 Ocak 2010 tarihli Değerlendirme Kurulu kararı da dikkate alınarak, 21 Ocak 2010 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında karar verilmiştir.<br />
<br />
"Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar" incelendiğinde TC uyruklu olup yurt dışında eğitim gören tüm adayların sınavsız üniversitelere kabul edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.<br />
<br />
Bu adaylar, yurt dışından yükseköğrenim görmeye gelecek diğer adaylar gibi üniversitelerin 'belirlenen kontenjanlarına' başvuru yapacak ve yine üniversitelerin belirlediği 'başvuru şartları' dikkate alınarak üniversiteler tarafından değerlendirilecektir. Başvuru şartlarını sağlamayan adaylar ile başvuru şartını sağlasa bile başvuran adaylar içinde kontenjan dahilinde sıralamaya giremeyen adayların başvurduğu üniversiteye kaydının yapılması mümkün değildir.<br />
<br />
Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin esasların son şekline 18 Şubat 2010 tarihinden bu yana Yükseköğretim Kurulu internet adresinden ulaşılabilmektedir."</span></span></span></span></span>]]></description>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 19:51:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/yok-artik-daha-nesi-sinavsiz-universite-t41127.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Birileri O Anı Mahfederken</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/birileri-o-ani-mahfederken-t41121.html</link>
		<description><![CDATA[<div class='bbc_center'> <a href='http://img5.imageshack.us/i/birilerioanimahvederken.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://img5.imageshack.us/img5/3886/birilerioanimahvederken.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a><br />
<br />
<br />
<a href='http://img188.imageshack.us/i/birilerioanimahvederkenn.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://img188.imageshack.us/img188/3898/birilerioanimahvederkenn.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a><br />
<a href='http://img266.imageshack.us/i/birilerioanimahvederkeno.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://img266.imageshack.us/img266/3018/birilerioanimahvederkeno.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a><br />
<a href='http://img97.imageshack.us/i/birilerioanimahvederken.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://img97.imageshack.us/img97/3886/birilerioanimahvederken.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a><br />
<a href='http://img266.imageshack.us/i/birilerioanimahvederkens.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://img266.imageshack.us/img266/3723/birilerioanimahvederkens.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a><br />
<a href='http://img692.imageshack.us/i/birilerioanimahvederken.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://img692.imageshack.us/img692/3886/birilerioanimahvederken.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a><br />
<a href='http://img188.imageshack.us/i/birilerioanimahvederkenb.jpg/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><img src='http://www.turkforum.net/images/statusicon/wol_error.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><img src='http://img188.imageshack.us/img188/8024/birilerioanimahvederkenb.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /></a> </div>]]></description>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 18:34:54 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/birileri-o-ani-mahfederken-t41121.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Komİk Konuşmalar</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/komik-konusmalar-t41120.html</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #000000'><strong class='bbc'>Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim<br />
duyurularını anons eden kişi şöyle dedi: "Pantolonları indirdik, orta<br />
reyonda sizleri bekliyoruz." Geliyoruz anacım, sen öyle kal!<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #FF0000'><strong class='bbc'>Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın güzel<br />
kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini küçükten büyüğe<br />
doğru saymasını istemişti. Sıralamayı aynen yazıyorum: "Teğmen,üsteğmen,<br />
yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı."<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #4B0082'><strong class='bbc'>Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen şöyle<br />
<br />
dedi: "Gelin hanım köşede, isteyen takabilir."<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #FF8C00'><strong class='bbc'>Bugün radyoda duyduğum kan anonusu üzerine kan vermek için hasteneye<br />
gittim. Kan vermek isteyenlere doldurtulan ve içinde bir çok sorunun olduğu<br />
formu doldurmaya başladım. Soruların biri "Son iki yıl içinde cinsel<br />
ilişkiye girdiniz mi?" şeklindeydi. Kan alacak hemşireyi beğendiğim ve<br />
karşısında karizmayı çizdirmek istemediğim için "evet" cevabını<br />
işaretledim. Fakat testi hemşireye verirken gözüm o soruya takıldı. Soruyu<br />
yanlış okumuşum. Meğer "Son iki yıl içinde eşcinsel ilişkiye girdiniz mi?"<br />
diye soruyormuş. Sonuç: Blimum HIV testlerinin yapılmasını beklemek için<br />
saatlerce lobide oturdum. Üstelik bu da yetmiyormuş gibi o güzelim<br />
hemşireye de rezil oldum. Neyime benim elin hemşiresini etkilemek. Ver<br />
kanını git işte!<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #00BFFF'><strong class='bbc'>Yer Bahariye, İstanbul. Ana yoldan geçmekte olan bir polis arabasındaki<br />
megafondan bir anons yükseliyor: "X plakalı aracın sahibi, lütfen hareket<br />
ediniz." Karşı taraftan geçmekte olan diğer bir polis arabasının<br />
megafonundan duyulan anons ise şu: "Lütfenini yiyimm Mistafaaaa." Yurdum<br />
polisi yaaaa.<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #008000'><strong class='bbc'><br />
Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken<br />
&#8217;Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or...pu var. Tamam.&#8217; diye bir telsiz<br />
anonsu gelmiş. Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin<br />
diğer ucundaki memura ´Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız.´<br />
diye fırça atmış. On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha<br />
krizine sokmuş. ´Komiserim malum kadınlar or...pu değilmiş.Tamam.´</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #A0522D'><strong class='bbc'>Trafiğin sıkışık olduğu saatlerde Dolmabahçe´den Beşiktaş´a doğru<br />
yürüyordum. Biraz ileride trafikten dolayı yavaş ilerleyen bir polis<br />
arabası vardı. Tam o sırada, polis arabasının yanına motorlu bir polis<br />
yaklaştı ve bombayı patlattı.´Alırım anahtarını Hasaaan!&#8217;.</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #4169E1'><strong class='bbc'>Öğrencim,verdiğim ödevin son sayfasını tamamlamamış. Nedenini sorduğumda<br />
"Öğretmenim Aliye başladı, annem bitiremedi" dedi. Yanıtı öyle hoşuma gitti<br />
ki kızamadım...</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #2F4F4F'><strong class='bbc'>Yıllar önce sahilde arabayla turlarken bir ekip otosu bizi cevirdi ve<br />
<br />
sordu: "Gençler alkol var mı?", cevabımız: "Yok valla, hepsini içtik."</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #483D8B'><strong class='bbc'>Benzin istasyonunda arabamın deposunu doldurdum. Kredi kartımla ödeme<br />
yapmak için arabamın yanından ayrılmıştım ki bir kadının arabama bindiğini<br />
gördüm. Ben şaşkın bir şekilde arabama doğru koştururken kadın hızla<br />
istasyondan ayrıldı. Ne olduğunu anlayamadan tekrar geri döndü. Özür<br />
dileyerek "Arabaları karıştırmışım." dedi. Arabalarımız benziyor muydu diye<br />
merak edenler için sadece şunu söylemek istiyorum: Arabalardan biri beyaz,<br />
diğeri siyahtı<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #DDA0DD'><strong class='bbc'>Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp<br />
çırpınan balıklara bakıp, ´Bunlar taze mi?´diye sormuştu. Balıkçı da cevabı<br />
hemen yapıştırdı: ´Yok abla, pil takıp oynatıyoruz.´<br />
</strong></span><br />
<br />
<span style='color: #000000'><strong class='bbc'>Polis anonslarına bir ek de benden. Yer Amasya, Ramazan ayı. Meydan<br />
tarafında, karşılıklı iki şeritten birbirlerine doğru gelen polis<br />
arabalarının birinden duyulan cümle: "İftara üç tane büyük, sahura da iki<br />
küçük pide alıyoruz." Gelen cevap evlere şenlik: "Komiserinkinde susam<br />
olmasın. Tekrar ediyorum, komiserinkinde susam olmasın </strong></span>]]></description>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:05:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/komik-konusmalar-t41120.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Dizilere Alternatif İsimler</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/dizilere-alternatif-isimler-t41119.html</link>
		<description><![CDATA[Bizim ev halkının dizilere başka başka isimlerle hitap etme alışkanlıkları var. <br />
<br />
Küçük Kadınlar = "Küçük Irıspılar "<br />
Ezel = "Erkeeek <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/13hf7.png' class='bbc_emoticon' alt=':abz:' /> " vs vs vs...<br />
 <br />
<br />
Ekşililer daha yaratıcı isimler bulur heralde senaristlerden, yapımcılardan <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/deli-eksi.gif' class='bbc_emoticon' alt=':huni:' />]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 22:31:33 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/dizilere-alternatif-isimler-t41119.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Zaytung.com</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/zaytungcom-t41118.html</link>
		<description><![CDATA[Yeni haber sitem. Artık gündemi buradan takip ediyorum, tavsiye ederim <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/tongue.gif' class='bbc_emoticon' alt=':P' /><br />
<br />
Örnek bi haber verelim, konu anlaşılsın....<br />
<br />
 <br />
<span style='font-size: 15px;'><strong class='bbc'>Türkiye Reklamcılar Derneği: Beyin Fırtınası Kavramını Yanlış Anlıyor Olabiliriz</strong></span><br />
 <div class='bbc_center'> <img src='http://zaytung.com/fotos/Rex%20business%20people%20laughing%20in%20office.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /> </div> <span style='font-size: px;'>Türkiye Reklamcılar Derneği Başkan Yardımcısı Ersin Özbükey, bazı sorunlara çözüm bulmak ve yaratıcılığı canlandırmak adına uygulanan beyin fırtınası tekniğinin ülkemizde tam olarak anlaşılamadığından yakınarak, "Güya fikir üretmek için bir araya geliyoruz ama her defasında da işi goygoya vuruyoruz. Youtube'da birbirimize komik videolar izleterek biten toplantılar yüzünden tüketiciye çektirdiğimiz eziyet artık tahammül edilemez boyuta ulaştı." dedi. </span><br />
<br />
 <span style='font-size: px;'><strong class='bbc'>"Rap Yapan Çocuklara Ben de Sinir Oluyorum Ama..."</strong> </span><br />
<br />
 <span style='font-size: px;'>Özbükey açıklamasında &#8220;Biz ofis çalışanları olarak toplantılarımızda yıllarca bu tekniği uygulamaya çalıştık ama her seferinde asıl konuya dönemeyecek kadar çok uzaklaştığımızı fark ettik. Çok basit bir örnek vermek gerekirse; bir gıda firmasının süt reklamı için neler yapabiliriz odaklı başlatığımız beyin fırtınası, gelmiş geçmiş en sert şut çeken futbolcunun Hami Mandıralı olduğuna karar vermemizle son buldu. Reklam için zaman da kalmayınca mecburen yine süt içip rap yapan veletleri dayamak zorunda kaldık tüketiciye." diyerek adeta günah çıkardı. Reklamcıların ne zaman başları sıkışsa çocuklara rap yaptırarak işin içinden sıyrılmaya çalışmalarının kendisini de camiadan soğuttuğunu belirten Özbükey "İnanın ben de en az sizler kadar o çocuklara sinir oluyorum, ağızlarının ortasına bi tane vurasım geliyor ama işte naparsınız,ekmek parası..." sözleriyle yaşadığı çaresizliği aktardı. </span><br />
<br />
<span style='font-size: px;'><strong class='bbc'>"Allah Nil Karaibrahimgil'i Başımızdan Eksik Etmesin"</strong></span><br />
<br />
 <span style='font-size: px;'>"En son bir gazetenin internet sitesinin reklamı için toplandığımızda ise gene konsantrasyonumuzu kaybedip 5 gün boyunca 'Canon mu Nikon mu?' muhabbeti döndürmüştük" diyen Özbükey, söz konusu reklamın çekim sürecini de şu sözlerle anlattı: "6. gün öğlen oldu ama daha ortada hiç bir şey yok. Akşama da müşteriye sunum yapmak gerekiyor. Mecburen aradık Nil'i, sağolsun yine kırmadı bizi, 10 dakikada bir jingle yazdı, 15 dakikada senaryo oluşturduk, 3 saat de çekimdi montajdı derken akşam 5'te sunuma hazırdık. Allah Nil Karaibrahimgil'i başımızdan eksik etmesin, son dakikada yazdığı jingle'larla kaç defa bizi rezil olmaktan kurtardı...Yani en azından reklam verene rezil olmadık." </span> <span style='font-size: px;'><strong class='bbc'>"Reklamın İyisi Kötüsü Olmaz Lafı Bizi Yeterince İdare Ettî."</strong> </span><br />
<br />
 <span style='font-size: px;'>Ekran kirliliğinin en büyük sebebinin kaybedilen zaman olduğuna işaret eden Özbükey, &#8221;Bir projeyi yetiştirmek için bir hafta süremiz varsa, biz bir 6 gün 'brain storming' adı altında geyik yaptığımız için ister istemez &#8216;kendini köpek zanneden laptop&#8217; benzeri projeler ile izleyicilerin karşısına çıkıyoruz." diyerek ekledi: "Tamam ben de seviyorum muhabbet etmeyi ama artık ekranda gördüğümde utancımdan kanal değiştirmek zorunda kalmayacağım işler de yapmak istiyorum. Gerekirse bu toplantılara da bir moderatör sistemi getireceğiz, geyiğe sarmaya meyil edeni yaka paça dışarı atacak. O da olmazsa son bir beyin fırtınası yapar, beyin fırtınasının yerine ne yapılabilir onu tartışırız...&#8221;</span><br />
<br />
 <div class='bbc_right'><span style='font-size: px;'>(amorf1000 Brüksel'den bildirdi)</span></div><br />
<br />
<br />
Bi de son dakika haberleri var ki çok yaratıcı şeylere rastlmak mümkün <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/unsure.gif' class='bbc_emoticon' alt=':unsure:' /><br />
<br />
<br />
<ul class='bbc'><li><span style='font-size: px;'>Emniyet Müdürlüğü: "Gidiş yoluna göre ehliyetten puan kırılmayabilir"... </span></li><li><span style='font-size: px;'>Turkcell: "Bilmedikleri Bir Numaradan Gelen Cevapsız Çağrıyı 'Belki Kızdır' Umuduyla Geri Arayanlara Minnettarız."... </span></li><li><span style='font-size: px;'>Maçtan Önce Galibiyet Yemini Eden Takım Yenilince Çarpıldı... </span></li><li><span style='font-size: px;'> Kaçıranlar ve Yeniden İzlemek İsteyenlerden Şok İtiraf: "Kanalların telefon numaralarını bile bilmiyoruz."... </span></li></ul>]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 21:57:20 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/zaytungcom-t41118.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Ne Zaman Doğdunuz?</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/ne-zaman-dogdunuz-t41117.html</link>
		<description><![CDATA[Siz ne zaman do&#287;dunuz? Bostanlar olurken mi domatesler toplan&#305;rken mi? Bizim i&#231;in de&#287;il ama ailenin b&#252;y&#252;klerine do&#287;umg&#252;nlerini sordu&#287;umda s&#305;k ald&#305;&#287;&#305;m&#305;z cevaplar bunlar. Var m&#305; duydu&#287;unuz size ilgin&#231; gelen do&#287;umg&#252;n&#252; tabirleri <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/deli-eksi.gif' class='bbc_emoticon' alt=':huni:' />]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 21:36:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/ne-zaman-dogdunuz-t41117.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sosyal Er Kişi..</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/sosyal-er-kisi-t41116.html</link>
		<description><![CDATA[sosyal paylaşım sitelerinde genç kızları ağına düşüren biri daha..<br />
dikkatli olalım <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/sleep.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
başka resmini bulursam yine eklerim <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/whistling.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
tek resimle albüm oluyo muydu <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/sweatingbullets.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
öhöm <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/sleep.gif' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<br />
<img src='http://i1003.hizliresim.com/2010/3/10/5599.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' />]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:30:01 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/sosyal-er-kisi-t41116.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İki Şey İnsanı Nitelikli Yapar..</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/iki-sey-insani-nitelikli-yapar-t41115.html</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #4169E1'><strong class='bbc'>   İki Şey İnsanı Nitelikli Yapar... <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
İki şey insani "nitelikli insan" yapar:<br />
<br />
1- İradeye hakim olmak<br />
<br />
2- Uyumlu olmak<br />
<br />
İki şey "ekstra değer" katar:<br />
<br />
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak<br />
<br />
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek<br />
<br />
İki şey geri bırakır:<br />
<br />
1- Kararsızlık<br />
<br />
2- Cesaretsizlik<br />
<br />
İki şey kaşif yapar:<br />
<br />
1- Nitelikli çevre<br />
<br />
2- Biraz delilik<br />
<br />
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:<br />
<br />
1- Baskın yeteneği bulmak<br />
<br />
2- Cidden sevdiğin işi yapmak<br />
<br />
İki şey başarının sırrıdır:<br />
<br />
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek<br />
<br />
2- Kendini güncellemek<br />
<br />
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:<br />
<br />
1- Niyetin saf olması<br />
<br />
2- Ruhsal farkındalık<br />
<br />
İki şey milyonlarca insandan ayırır:<br />
<br />
1- Sorunun değil çözümün parçası olmak<br />
<br />
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla<br />
<br />
yaklaşabilmek.<br />
<br />
İki şey gelişmeyi engeller:<br />
<br />
1- Aşırılık (mübalağa, abartı,ifrat, tefrit)<br />
<br />
2- Felakete odaklanmış olmak<br />
<br />
İki şey çözüm getirir:<br />
<br />
1- Tebessüm (gülümseme, sırıtma veya kahkaha degil!)<br />
<br />
2- Sükut (susmak)<br />
 </strong></span><br />
<span style='color: #FFA500'><strong class='bbc'>İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:<br />
<br />
1- Baskın yeteneği bulmak<br />
<br />
2- Cidden sevdiğin işi yapmak<br />
<br />
İki şey başarının sırrıdır:<br />
<br />
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek<br />
<br />
2- Kendini güncellemek<br />
<br />
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:<br />
<br />
1- Niyetin saf olması<br />
<br />
2- Ruhsal farkındalık<br />
<br />
İki şey milyonlarca insandan ayırır:<br />
<br />
1- Sorunun değil çözümün parçası olmak<br />
<br />
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla<br />
<br />
yaklaşabilmek.<br />
<br />
İki şey gelişmeyi engeller:<br />
<br />
1- Aşırılık (mübalağa, abartı,ifrat, tefrit)<br />
<br />
2- Felakete odaklanmış olmak<br />
<br />
İki şey çözüm getirir:<br />
<br />
1- Tebessüm (gülümseme, sırıtma veya kahkaha degil!)<br />
<br />
2- Sükut (susmak)<br />
<br />
İki şey"kalitesiz insan"ın özelliğidir:<br />
<br />
1- Şikayetçilik<br />
<br />
2- Dedikodu<br />
<br />
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:<br />
<br />
1- Bakış açısını değiştirmek<br />
<br />
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek<br />
<br />
İki şey yanlış yapmanı engeller:<br />
<br />
1- Şahis ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek<br />
<br />
2- Hak yememek<br />
<br />
İki şey kişiyi gözden düşürür:<br />
<br />
1- Demagoji (laf kalabalığı)<br />
<br />
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek) <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/rolleyes.gif' class='bbc_emoticon' alt=':rolleyes:' /> </strong></span>]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:30:36 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/iki-sey-insani-nitelikli-yapar-t41115.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>666</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/666-t41114.html</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #4B0082'><strong class='bbc'>Book of Revelation şöyle der:<br />
<br />
İştebilgelik. Bırak anlayanlar canavarın sayısını hesaplasınlar: İnsan içinsayısı; onun sayısı altıyüz, üç yirmi ve altıdır. (13:18)<br />
<br />
Birçokkimse "canavar"ı Hıristiyan karşıtı kişi olarak düşünür ve 666'nın daŞeytan'ın sayısı olduğunu kabul eder. Ama Book of Revelation dahabirçok gizemli sayıyla doludur. Örneğin; New Jerusalem'in ölçülerindenşöyle bahseder:<br />
<br />
Ve o benimle konuşanın elinde şehri ölçmek içinaltın bir asa vardı ve oradaki kapıları, buradaki duvarları. Şehirdörtköşedir ve eni boyu kadardır; ve şehri asasıyla ölçtüğünde onikibinfurlong olduğunu buldu. Eni ve boyu ve yüksekliği eşitti. (21:15-16)<br />
<br />
Onikibinfurlong boyutlarında bir şehrin inanılmaz derecede devasa bir yerolması gerekir, çünkü bu durumda göğe yükselen kısmı yaklaşık 2,400 km.olacaktır; bu da oldukça bilim-kurgusal bir yaklaşım olur. St. John,gezegenimizin olası teknolojik geleceğine bir bakış atmış olabilir amabu sözlerin gerçek anlamdan çok mecazi olması daha muhtemeldir.İncil'de sık sık karşılaşılan sayı sembolizmi, Musevi inancında çokönemlidir. Gerçekten, benim de keşfettiğim gibi, 666 sayısından sadeceBook of Revelation'da değil, Book of Kings (Kralların Kitabı)'de debahsedilmektedir:<br />
<br />
Solomon'a (Kral Süleyman) her yıl gelen altın, altıyüz, üç yirmi ve altı talentdi.<br />
<br />
Solomonadı İbranice barış anlamına gelen shaloın kelimesinden türemiştir amaKral James versiyonunda simya terimleriyle sol (Güneş) ve omon (Ay)olarak karşılık bulmaktadır.<br />
<br />
Orta Çağ'da ortaya çıktığı haliylesimyanın kökleri, antik Mısır'ın izoterik bilgilerinden kaynaklanmaktaolan keşiş bilimidir. Mısırlılar için bu bilimin adı Kemet idi vegünümüzde bundan kimya (chemistry) ve simya (alchemy) sözcükleritüremiştir. Kabala'da görülen izoterik Musevi geleneğinde de bazı simyakavramlarının Mısır inançlarından kaynaklandığı belirtilmektedir.<br />
<br />
Musevilik,Hıristiyanlık ve İslam dinlerinde, güçlü inanç taşıyan ve kendiniadamış olan kişiler tarafından sır olarak tutulan bazı kavramlar olduğubilinmektedir. Bu gizli sistemler, felsefik kavramları ifade etmek içingenellikle sayılar kullanılır. Yine bu da antik Mısır'dan kaynaklananbir fikirdir.<br />
<br />
A.T. Mann, bu sistemin nasıl işlediğini Sacred Architectııre (Kutsal Mimari) adlı kitabında şöyle açıklamaktadır:<br />
<br />
Sembolikmatematik antik gizem okullarının temeliydi ve insanların inançlarını,yaşamlarını düzenleyen prensipleri belirlerdi. Her tanrının doğası vesembolik gezegeni sayıyla temsil edilirken, geometri biliminde herharfin sayısal bir karşılığı vardı. Sistem ibrani ve Yunanalfabelerinde benimsenmişti...<br />
<br />
Geometri kullanırken,tapınakların ve anıtların boyutlar, şiirlerin ölçüleri, müzikalyazımlar ve diğer konular tanrılarla ve güçleriyle ilgili olmalıydı.Herhangi bir kelimenin veya adın şifresini çözerek daha derin, sembolikniteliklerini anlamak mümkündür. Eflatuncular, Hermesçiler,Resicrucian'lar, Hıristiyan Gnostikleri, simyacılar, masonlar, tapınakşövalyeleri ve diğer birçokları bu gizli kutsal dili kullanmışlardır.<br />
<br />
Simyada,Ay ve Güneş sürekli bir uyum içinde olan dişi ve erkek elementlerolarak ele alınır. Thomas Vaughan, 1650'lerde yazdığı yazılarda şöyleanlatmaktadır:<br />
<br />
Güneş ve Ay, biri aktif, diğeri pasif, bu Erkek,o Dişi olan iki Büyüsel Prensip'dir. Onlar hareket ettikçe. Yozlaşma veKuşak da hareket eder: Eşit olarak çözülür ve birleşirler.<br />
<br />
Simyadaaltın, saflaşmış ruhu simgeler ve geleneksel olarak Güneş'lebağlantılıdır. Güneş'in bir dönümü ise bir yıl demektir. Bu yüzdenİncil'de 666 sayısıyla Güneş arasında bir bağlantı bulunduğuna dairKings kitabından bir alıntı vardır.<br />
<br />
Ayrıca, 666 sayısından Ezra'da da bahsedilmektedir ve Babil'den Judah'a dönen insanları simgelemektedir:<br />
<br />
Adonikam'ın çocukları altıyüz, altmış ve altı tanedir. (2:3)<br />
<br />
Adonikam kelimesinin anlamı şudur: "Tanrı'nın övgüsüne layık."<br />
<br />
666sayısının İncil'deki anlamlarının yüzeysel olarak kastedilenlerdenbaşka bir anlamı olmaması da mümkündür. Ancak St. John, 666 sayısınısayı sembolizmini alegorik olarak kullanan Musevi mistisizminebağlamaktadır. Muhtemelen aynı geleneği izleyen kişilere yönelik bazımesajlar vermeye çalışıyordu ama günümüzde artık bu mesajlarbelirsizdir.<br />
<br />
Yine bir tesadüf olarak, eski Roma rakamları da büyükten küçüğe dizildiklerinde toplamı 666 sayısını vermektedir:<br />
<br />
D = 500<br />
C= 100<br />
L= 50<br />
X= 10<br />
V= 5<br />
1= 1<br />
666<br />
<br />
Buyüzden canavarın sayısı olarak kabul edilen 666'nın Hz.İsa'nın çarmıhagerilmesini sağlayan Roma otoritelerini temsil ediyor olma olasılığı dayüksektir.<br />
<br />
Hıristiyanlık dininin İngiltere Adaları'nda yayılmayabaşladığı yıllarda 666 sayısı M.S. 946 yılında St. Dunstan tarafındanyaptırılan ünlü Glastonbury Manastırı'nda da yer almaktadır. Bu, ilkolarak Bligh Bond'un 1920'deki araştırmasında ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
Manastırınbir kenarı 74 fit olan dokuza dört karelerden oluşan bir dikdörtgenalan üzerine kurulu olduğunu görmüştür. 74 fit, 888 inch demektir. Yerplanı ise 666 fit x 296 fit boyutlarındadır. Manastırın mimarlarının busayıyı tasarımlarında yer verecek kadar önemli gördükleri ve St.John'ın "canavar" atıfını dikkate almadıkları bellidir. <br />
<br />
<br />
</strong></span>]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:23:36 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/666-t41114.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>19</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/19-t41113.html</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>İşte o 19'lar;<br />
<br />
19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğdu...<br />
<br />
19 yaşında Harbiye&#8217;ye girdi... 19 Aralık&#8217;ta Yıldız Sarayı&#8217;na çağrıldı...<br />
<br />
Harp Akademisindeki sicilinin rakamları toplandığında 19 ediyor...<br />
<br />
Çanakkale Savaşı&#8217;nı kazanılmasında sağlayan, 19. Fırka&#8217;yı kuruyor ve komuta ediyor...<br />
<br />
19 Mayıs&#8217;ta Miralay oluyor...<br />
<br />
Çanakkale&#8217;de düşmanı 19 Mayıs&#8217;a kadar oyalıyor...<br />
<br />
Samsun&#8217;a 19 Mayıs 1919&#8217;da çıkıyor...<br />
Kurtuluş Savaşı&#8217;nın başlangıç tarihi olan bu günde tam 3 tane 19 rakamı var...<br />
Samsun&#8217;a çıktığı Bandırma vapurunda ise yine 19 yolcu var...<br />
<br />
Meclis&#8217;te Milli Mücadeleye fiili olarak başlanmasının tarihi de yine üç tane 19&#8217;lu bir tarih... 19 Kasım 1919...<br />
Milletin iradesini Meclis&#8217;e devretme kararını 19 Mart&#8217;ta alıyor...<br />
<br />
Mareşal rütbesinine 19 Eylül&#8217;de kavuşuyor...<br />
<br />
Mustafa Kemal Atatürk 19 harften oluşuyor...<br />
<br />
"Ne mutlu Türküm diyene&#8221; sözü de 19 harfli bir söz...<br />
<br />
19&#8217;un iki katı olan 38 yılında ölüyor...<br />
<br />
Öldüğünde yaşı 19&#8217;ün üç katı olan 57...<br />
<br />
&#8220;Türk milletinin kaderine, 1919-1938 arası tam 19 yıl hakim oluyor...&#8221;<br />
KUR'ANI KERİMDE 19<br />
<br />
Kuran'ın matematiksel mucizelerinin bir başka yönü ise 19 sayısının, ayetlerin içine şifresel bir biçimde yerleştirilmiş olmasıdır. <br />
<br />
Kuran'da "Onun üzerinde ondokuz vardır." (Müddessir Suresi, 30) <br />
<br />
ayeti ile dikkat çekilen bu sayı, Kuran'ın birçok yerinde şifrelenmiştir. <br />
<br />
Bunun örneklerinden bir kısmını şöyle sayabiliriz: <br />
<br />
* Besmele 19 harftir. <br />
* Kuran 114 (19 x 6) sureden oluşur.<br />
* İlk vahyolan sure (96. sure) sondan 19. suredir.<br />
* Kuran'ın ilk vahyedilen ayetleri 96. surenin ilk 5 ayetidir ve bu ayetlerin toplam kelime sayısı 19'dur.<br />
* Vahyedilen ilk sure (Alak Suresi) 19 ayete sahiptir ve 285 (19 x 15) harf içerir.<br />
* Son vahyedilen sure olan Nasr, toplam 19 kelimeden oluşur.<br />
* Kuran'da 114 (19 x 6) besmele bulunur. Bu sayı da 19'un 6 katıdır.<br />
<br />
Bir anlamına gelen "vahid" (i harfi okunurken ekleniyor) kelimesinin ebced değeri 19'dur. Kuran'da bu kelime, bir çeşit yemek, bir kapı vs. gibi farklı kelimeler için kullanılmıştır. "Bir Allah" olarak kullanımı ise 19 keredir.<br />
<br />
19 kere vahd kelimesinin geçtiği ayetlerin sure ve ayet numaralarının toplamı: 361 (19 x 19)'dir.<br />
<br />
İlk başlangıç harflerinden (Elif, Lam, Mim; Bakara Suresi, 1. ayet) son başlangıç harflerine (Nun; Kalem Suresi, 1. ayet) kadar olan ayet sayısı 5.263 (19 x 277)'tür.<br />
<br />
"Yalnızca Allah'a ibadet edin" ifadesinin Arapçası "Vahdahu" 7:70, 39:45, 40:12, 40:84 ve 60:4 numaralı ayetlerde geçer. Bu sayılar tekrarsız olarak toplandığında 361 (19 x 19) sayısını elde ederiz.<br />
<br />
Başlangıç harflerinin bulunduğu ilk sure ile başlangıç harflerinin bulunduğu son sure arasında, başlangıç harflerinin bulunmadığı 38 (19 x 2) sure vardır.<br />
<br />
"Rahman" kelimesi ise Kuran'da 57 (19 x 3) defa geçmektedir.<br />
<br />
Kuran'ın en başından itibaren 19 ayete sahip ilk suresi İnfitar Suresi'dir. Bu surenin diğer bir özelliği son kelimesinin Allah olmasıdır. Bu aynı zamanda Rabbimiz'in "Allah" olarak zikredilen, Kuran'daki sondan 19. ismidir.<br />
<br />
İlk vahiy olan 96. sure sondan 19. suredir. 19 ayetten oluşur ve bu surede toplam 285 (19 x 15) harf vardır.<br />
<br />
Aşağıdaki 6 örnek yöntem bakımından birbirinin aynısıdır ve çok ilginçtir.<br />
<br />
1] Nun harfi sadece 68. surenin başında bulunur. Bu suredeki Nun harflerinin toplam sayısı 133 (19 x 7)'tür.<br />
<br />
2] Ya, Sin harfleri Yasin Suresi'nin başında bulunmaktadırlar. Sin harfi Yasin Suresi'nde 48 defa geçmekte iken Ya harfi 237 defa geçmektedir. Bu iki harfin toplamı 285 (19 x 15)'tir.<br />
<br />
3] Yalnızca tek bir sure -7. sure- "Elif, Lam, Mim, Sad" başlangıç harfleriyle başlamaktadır. Elif harfi bu surede 2.529 defa, Lam harfi 1.530 defa, Mim harfi 1.164 defa ve Sad harfi 97 defa geçmektedir. Bu şekilde 4 harfin bu surede toplam olarak geçtiği yer 2.529 + 1.530 + 1.164 + 97 = 5.320 (19 x 280)'dir.<br />
<br />
4] Elif, Lam, Ra başlangıç harfleri 10, 11, 12, 14 ve 15. surelerde bulunmaktadır. Bu harflerin bu surelerde toplam olarak geçtiği yer 2.489 (19 x 131), 2.489 (19x131), 2.375 (19 x 125), 1.197 (19 x 63) ve 912 (19 x 48)'dir.<br />
<br />
5] Elif, Lam, Mim, Ra başlangıç harflerinin toplam olarak geçme sıklığı 1.482 (19 x 78)'dir. Elif harfi 605 defa, Lam harfi 480 defa, Mim harfi 260 defa ve Ra harfi 137 defa geçmektedir.<br />
<br />
6] Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad başlangıç harfleri tek bir surede -19. sure- geçmektedir. Kaf harfi bu surede 137 defa, Ha harfi 175 defa, Ya harfi 343 defa, Ayn harfi 117 defa ve Sad harfi 26 defa geçmektedir. 5 harfin toplam olarak geçtiği yerlerin sayısı 137 + 175 + 343 + 117 + 26 = 798 (19 x 42)<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kuran dışında Matematiksel olarak olağanüstü 19 sayısı<br />
<br />
Ondokuz, 9 ve 10 sayılarının ilk kuvvetlerinin toplamıdır. 9 ve 10 sayılarının ikinci kuvvetleri arasındaki fark da 19 sayısını verir.<br />
<br />
Güneş, Ay ve Dünya her 19 yılda bir aynı göreceli pozisyonda sıralanırlar<br />
<br />
Halley kuyruklu yıldızı her 76 (19 x 4) yılda bir Güneş Sistemi'nin içerisinden geçer<br />
<br />
İnsan vücudunda 209 (19 x 11) kemik bulunur. 244 Eldeki kemiklerin sayısı da 19'dur.<br />
<br />
<br />
</strong>]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:20:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/19-t41113.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Masumiyet Plajı..</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/masumiyet-plaji-t41112.html</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-family: Trebuchet MS'>Orhan Pamuk ile yazar sevgilisi Kiran Desai&#8217;nin Hindistan&#8217;ın turizmcennetiGoa&#8217;daki Calangute Beach&#8217;te geçirdikleri romantik tatil,Goa&#8217;da yaşayan bir Türk fotoğraf sanatçısının objektifine takıldı<br />
<br />
NOBEL ödüllü yazarımız Orhan Pamuk ile Hint yazar sevgilisi Kiran Desai, Hindistan&#8217;da baş başa tatil yaparken görüntülendi. Daha önce bir okuma gününde birlikte görüntülenen iki sevgili, bu kez turizm cenneti Goa plajında baş başa yürüyüş yapıyor. Pamuk (58) ve Desai (39) hem dinlenmek hem de romanları üzerinde çalışmak için Goa&#8217;da bir aylığına villa kiralayıp, şubat ayını orada geçirdiler. Orhan Pamuk, tatile çıkmadan önce Mumbai&#8217;de yaptığı açıklamada, Desai&#8217;ye olan aşkını itiraf etmiş ve &#8220;Kiran&#8217;ın kız arkadaşım olduğu bir sır değil. O çok akıllı, güzel bir insan ve büyük bir yazar. Hindistan onunla gurur duymalı&#8221; demişti. Pamuk ve Desai, Goa&#8217;ya geçmeden önce Mumbai&#8217;de Tac Mahal Oteli&#8217;nde kalıp müzik festivalinden müze açılışlarına bir dizi etkinliğe katıldılar. Pamuk, son romanı Masumiyet Müzesi&#8217;nin Hindistan&#8217;da yayınlanması nedeniyle tanıtım çalışmalarına katıldıktan sonra şubat ayı boyunca Desai ile güneşin ve denizin tadını çıkardı.<br />
<br />
<br />
<span style='color: #8b0000'>O DA ÖDÜLLÜ YAZAR</span><br />
Desai de Orhan Pamuk gibi New York&#8217;ta yaşıyor. İkinci romanı &#8216;The Inheritence of Loss&#8217; ile 2006 yılında prestijli Man Booker Ödülü&#8217;nü kazandı. Hint basınındaki haberlere göre esai, Goa&#8217;daki tatilde yazdığıromanına son rötuşları attı. Pamuk bir Hint gazetesine Desai ile ilişkilerini anlatırken, &#8220;Birbirimize çok yardımcı oluyoruz. Kiran, kitabımın İngilizce&#8217;ye çevrilmesi sırasında bana çok yardımcı oldu&#8221; dedi. Gazete, Pamuk&#8217;un İstanbul&#8217;un sokak satıcılarıyla ilgili bir roman üzerinde çalıştığını da yazdı.<br />
<br />
<br />
<span style='color: #ff0000'>İlk kez bir Türk&#8217;e rastladım Orhan Pamuk çıktı&#8217;</span><br />
ORHAN Pamuk ile Kiran Desai&#8217;nin Calangute Beach&#8217;teki romantik gezintisini görüntüleyen fotoğraf sanatçısı Sinan Göksel, &#8220;Yıllardır Goa&#8217;da yaşıyorum. İlk kez bir Türk&#8217;e rastladım. O da Orhan Pamuk çıktı&#8221; dedi. Göksel&#8217;in verdiği bilgiye göre bir ay önce Goa&#8217;nın başkenti Panjim&#8217;de &#8220;Kırmızı&#8221; adlı bir enstalasyon sergisi düzenlendi. Orhan Pamuk da etkinliğe &#8220;Benim Adım Kırmızı&#8221; romanıyla katıldı. Bir dönem Yeni Harman ve Leman dergilerinin fotoğrafçısı olan Sinan Göksel, Bodrum Mavi Bar ve İzmir Kalyon&#8217;da, son olarak da Beyoğlu Hayal Kahvesi&#8217;nde barmen ve DJ&#8217;lik yaptı. Sudan fotoğrafları sergisi açtı. Renkli bir kişilik olan Sinan Göksel şimdilerde katalog ve galerilere resim fotoğraflıyor.<br />
</span></strong>]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:56:08 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/masumiyet-plaji-t41112.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>HalİfelİĞİn GÜcÜ</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/halifeligin-gucu-t41111.html</link>
		<description><![CDATA[HAL&#304;FEL&#304;&#286;&#304;N G&#220;C&#220;<br />
<br />
Asel Karen<br />
<br />
(Halifeli&#287;in Kald&#305;r&#305;lmas&#305; 3 Mart 1924)<br />
<br />
 <br />
<br />
 Evet Osmanl&#305; devletinin zay&#305;flamas&#305; ile Halifeli&#287;in maddi g&#252;c&#252;de azalm&#305;&#351;t&#305;.<br />
<br />
Ama manevi g&#252;c&#252; hala s&#252;r&#252;yordu.&#220;stelik etkinli&#287;i sadece Osmanl&#305; s&#305;n&#305;rlar&#305; i&#231;inde de&#287;il,S&#252;nni M&#252;sl&#252;manlar&#305;n ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; b&#252;t&#252;n co&#287;rafyada s&#252;r&#252;yordu.Bu,o kadar &#246;yleydi ki,1867&#8217;de Do&#287;u T&#252;rkistan&#8217;da ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;n&#305; kazanarak devlet Kuran Yakup Han hemen Osmanl&#305; Halifesine ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; bildirmi&#351;,devletinin Osmanl&#305; &#304;mparatorlu&#287;u'nun bir par&#231;as&#305; olarak kabul edilmesini dilemi&#351; ve kendisine biat etti&#287;ini bildirmi&#351;tir. (Kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Yakub_Beg)<br />
<br />
 A&#351;a&#287;&#305;daki sat&#305;rlar &#351;imdiki gen&#231;lere m&#252;bala&#287;a gibi gelebilir ancak Halifenin Bayra&#287;&#305;n&#305;n g&#252;c&#252;n&#252; g&#246;stermesi a&#231;&#305;s&#305;ndan ibret vericidir;<br />
<br />
 &#8220;XIX.asr&#305;n ortalar&#305;nda Siyah Afrika&#8217;n&#305;n Avrupal&#305;lar&#8217;ca ke&#351;fi s&#305;ras&#305;nda Avrupal&#305;lar,ancak T&#252;rk bayra&#287;&#305; ile kara Afrikas&#305;&#8217;na girebilmi&#351;ler,T&#252;rk bayra&#287;&#305; ta&#351;&#305;mayan Avrupal&#305;lar &#246;ld&#252;r&#252;lm&#252;&#351; veya pi&#351;irilerek yenmi&#351;tir.Padi&#351;ah&#305;n (Halife&#8217;nin) bu korkun&#231; n&#252;fuzu ba&#351;ta &#304;ngiltere olmak &#252;zere emperyalist devletleri &#231;ok &#252;rk&#252;tm&#252;&#351; ve fevkalade k&#305;zd&#305;rm&#305;&#351;t&#305;r.II.Abd&#252;lhamid&#8217;i cihan devleti &#304;ngiltere,birinci d&#252;&#351;man&#305; g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;r.&#8221; (Kaynak:Y.&#214;ztuna,BTT.c:10 sf:37-38)<br />
<br />
 ERTU&#286;RUL &#214;ZK&#214;K&#8217;&#220;N &#350;AH&#304;TL&#304;&#286;&#304;<br />
<br />
Bu g&#252;c&#252;n canl&#305; tan&#305;klar&#305; da vard&#305;r.2007 y&#305;l&#305;nda g&#252;ney afrikaya seyahat eden H&#252;rriyet gazetesi yazar&#305; Ertu&#287;rul &#214;zk&#246;k,Rodezyay&#305; ke&#351;fedip ad&#305;n&#305; veren Cecil Rhodes&#8217;in terekesi aras&#305;nda Osmanl&#305; Bayra&#287;&#305;n&#305;n da yer ald&#305;&#287;&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;&#287;&#252;n&#252; hayretle nakleder:<br />
<br />
 <br />
<br />
&#8220;..Buras&#305;, bir anlamda &#305;rk&#231;&#305; "Apartheid" rejiminin sembolik mek&#225;n&#305;.<br />
<br />
&#199;&#252;nk&#252;, yery&#252;z&#252;n&#252;n bug&#252;ne kadar tan&#305;d&#305;&#287;&#305; en b&#252;y&#252;k emperyalist Cecil Rhodes bu evde ya&#351;ad&#305;.<br />
<br />
G&#252;ney Afrika madenlerini bulan, demiryolunu getiren, Rodezya'y&#305; ke&#351;fedip oraya ad&#305;n&#305; veren insan.<br />
<br />
 <br />
<br />
Yemekten &#246;nce, Kanadal&#305; bir genel yay&#305;n y&#246;netmeni ve e&#351;iyle birlikte evi geziyoruz.<br />
<br />
&#304;kinci katta m&#252;tevaz&#305; bir odaya giriyoruz.<br />
<br />
Sol tarafta k&#252;&#231;&#252;k, tek ki&#351;ilik bir yatak duruyor.<br />
<br />
Duvarlarda birka&#231; tablo, foto&#287;raf, baz&#305; kitaplar ve bir &#231;al&#305;&#351;ma masas&#305; var.<br />
<br />
Yan&#305;m&#305;za yakla&#351;an 70 ya&#351;lar&#305;nda, beyaz sakall&#305; bir g&#246;revli, "Buras&#305; Cecil Rhodes'un &#246;ld&#252;&#287;&#252; oda" diyor.<br />
<br />
Yani bir emperyalistin ecel odas&#305;...<br />
<br />
O anlat&#305;rken duvarda &#231;er&#231;eveli bir tablo dikkatimi &#231;ekiyor.<br />
<br />
Daha do&#287;rusu, iki bayraktan olu&#351;an bir kompozisyon.<br />
<br />
 <br />
<br />
Bir taraf&#305; T&#252;rk bayra&#287;&#305;. Ortas&#305;nda bir &#304;ngiliz imparatorlu&#287;u bayra&#287;&#305; var.<br />
<br />
 <br />
<br />
Yan taraf&#305;nda ise bir gemi &#231;&#305;pas&#305;.<br />
<br />
Ya&#351;l&#305; g&#246;revliye, "Bu neyi simgeliyor" diye soruyorum.<br />
<br />
"Cecil Rhodes'un emperyal ruhunu" diyor.<br />
<br />
O d&#246;nemin iki b&#252;y&#252;k imparatorlu&#287;unu. Osmanl&#305; ve &#304;ngiliz'i.<br />
<br />
Ya gemi &#231;&#305;pas&#305;?<br />
<br />
"O da b&#252;y&#252;k bir emperyalistin ruhundaki tek bayra&#287;&#305;. Yani, fethedilecek k&#305;talar&#305;, a&#351;&#305;lacak okyanuslar&#305; simgeliyor."<br />
<br />
(Kaynak: <a href='http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6680829&tarih=2007-06-10%29' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>http://hurarsiv.hurr...rih=2007-06-10)</a><br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
&#199;OCU&#286;UNU SATTI,HAL&#304;FEYE YARDIM ETT&#304;<br />
<br />
&#304;stiklal sava&#351;&#305; s&#305;ras&#305;nda T&#252;rkiye&#8217;ye yap&#305;lan maddi yard&#305;mlarda &#304;slam d&#252;nyas&#305;nda Halifeli&#287;e olan tevecc&#252;h&#252;n g&#246;stergesidir.Bunlar&#305;n bir ka&#231;&#305; &#351;&#246;yledir;<br />
<br />
 T&#252;rkistan T&#252;rkleri 100 000 000 ruble ki 5 milyon alt&#305;n eder;Hindistan M&#252;sl&#252;manlar&#305; 500 000 alt&#305;n,M&#305;s&#305;r 900 000 alt&#305;n,Azerbaycan 1 milyon ruble alt&#305;n,62 tank petrol ve gaz ya&#287;&#305; g&#246;ndermi&#351;tir.<br />
<br />
 M&#252;sl&#252;manlar esaret alt&#305;ndaki Halifenin kurtulu&#351;u i&#231;in var&#305;n&#305; yo&#287;unu seferber etmi&#351;lerdir.Bu konuda anlat&#305;lan bir olay insan&#305;n t&#252;ylerini diken etmektedir;<br />
<br />
 <br />
<br />
 &#8220;YARDIM etmek istiyordu ama, verecek hi&#231;bir &#351;eyi yoktu. Yoksulluk mazeretinin arkas&#305;na s&#305;&#287;&#305;nmak istemedi. Zor bir karar ald&#305;. &#199;ocu&#287;unun elinden tuttu ve esir pazar&#305;na g&#246;t&#252;rd&#252;.<br />
<br />
&#199;ocu&#287;unu orada, &#246;m&#252;r boyu bir &#305;rgat olarak &#231;al&#305;&#351;mas&#305;n&#305; g&#246;ze ald&#305;. Bir anne olarak kendisi i&#231;in paha bi&#231;ilemez k&#305;ymetteki &#231;ocu&#287;u i&#231;in bi&#231;tikleri fiyat kar&#351;&#305;s&#305;nda beyninden vurulmu&#351;a d&#246;nm&#252;&#351;se de, bu al&#305;&#351;veri&#351;ten eline ge&#231;en &#252;&#231; be&#351; kuru&#351;a daha &#231;ok ihtiyac&#305; olan insanlar oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nd&#252;. Sonunda ba&#287;r&#305;na ta&#351; bast&#305; ve &#231;ocu&#287;unu satt&#305;.<br />
<br />
Yukar&#305;da bahsi ge&#231;en Hintli bir M&#252;sl&#252;man kad&#305;n. &#199;ocu&#287;unu satt&#305;ktan sonra eline ge&#231;en paray&#305; g&#246;nderdi&#287;i yer ise Anadolu. Yard&#305;m&#305;n amac&#305; ise Mustafa Kemal Pa&#351;a &#246;nderli&#287;inde y&#252;r&#252;t&#252;len T&#252;rk Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;&#8217;n&#305; desteklemek.<br />
<br />
Bu h&#226;diseyi y&#305;llar evvel Profes&#246;r Mim Kemal &#214;ke&#8217;nin Hil&#226;fet Hareketleri kitab&#305;nda okudu&#287;umda kan&#305;m&#305;n dondu&#287;unu hissetmi&#351;tim. Bu vatan ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;n&#305; bu t&#252;r fedak&#226;rl&#305;klarla kazand&#305;.&#8221;<br />
<br />
(Kaynak: <a href='http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=47&yazitar=09.01.2005&yaziid=10160%29' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>http://www.tercuman....5&yaziid=10160)</a><br />
<br />
 <br />
<br />
HAL&#304;FEL&#304;&#286;&#304;N KALDIRILMASI K&#304;MLER&#304; RAHATLATTI ?<br />
<br />
Namazda k&#305;ble Mekke idi ama,hemen sonraki hutbede art&#305;k &#304;stanbul&#8217;du,Dar&#252;&#8217;l H&#305;lafe idi.Bu durum s&#246;m&#252;rgeci &#252;lkeleri,en ba&#351;ta &#304;ngiltere olmak &#252;zere deh&#351;etli &#252;rk&#252;tm&#252;&#351;t&#252;r.Zira &#304;ngiltere,Fransa,Rusya,Hollanda,y&#252;z milyonlarca M&#252;sl&#252;man tab&#8217;as&#305; olan s&#246;m&#252;rgeci devletlerdi..Sultan Vahdettin,&#304;stanbul&#8217;da &#304;ngilizlerin esiri durumunda bir zavall&#305; idi ama,&#304;ngiliz &#304;mparatorlu&#287;ununu yar&#305;s&#305;nda &#304;ngiltere kral&#305;n&#305;n de&#287;il, onun ad&#305; en b&#252;y&#252;k t&#246;renler ve sayg&#305;larla an&#305;l&#305;yordu.Bu durum bilinmeksizin,emperyalist devletlerin siyaset ve entrikalar&#305;ndaki inceliklerin ve baz&#305; meselelerin anla&#351;&#305;lmas&#305; m&#252;mk&#252;n de&#287;ildir. (Y.&#214;ztuna, BTT, c:8,sf:57)<br />
<a href='http://aselkaren.blogcu.com/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><br />
</a>]]></description>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 20:11:55 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/halifeligin-gucu-t41111.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bu Hocayi ÇÖzene AŞk Olsun:)</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/bu-hocayi-cozene-ask-olsun-t41110.html</link>
		<description><![CDATA[<a href='http://www.youtube.com/watch?v=sL5WyFQumfY' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>http://www.youtube.com/watch?v=sL5WyFQumfY</a>]]></description>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 02:37:28 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/bu-hocayi-cozene-ask-olsun-t41110.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Ağzını Burnunu Kıyayım</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/agzini-burnunu-kiyayim-t41107.html</link>
		<description><![CDATA[hahah çocuğa bakın<br />
<a href='http://www.youtube.com/watch?v=wyMlHkj-10U' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>yutub</a>]]></description>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 14:05:19 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/agzini-burnunu-kiyayim-t41107.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Tanrı Çocukları Dinlerden Korusun</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/tanri-cocuklari-dinlerden-korusun-t41105.html</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>İngiltere&#8217;de, Cambridge yakınlarında bir köyde oturuyordum. Akşam vakti kapı çaldı. Bir kadın, yanında 8-9 yaşlarında kız. Kim bunlar, ne arıyorlar diye düşünmeme gerek kalmadan, kadının dürttüğü küçük kızın konuşmasıyla mesele anlaşıldı. Yehova Şahitleri beni müritleri arasına katmaya çalışıyordu.<br />
<br />
Çocukların çalıştırılmalarını engelleyen kanunlar var. Dine alet edilmelerini önleyen kanun olup olmadığını araştırdım. Varmış. <br />
<br />
Varmış ama bu durumda yapılabilecek bir şey yokmuş. Kanun çocukları pagan dinlerden koruyor. Anne babaları, alışılagelmiş dinler dışında inanç aşılamak isterse, devlet çocuklara el koyuyor. Yahudiysen sorun yok, mesela. <br />
<br />
Yüzyıllarca Türklerde yaygın olan şamanizme inanıyorsan yandın. Çocuklarını devlete kaptırdın. Islah evlerinde psikologlara, sosyal hizmet uzmanlarına ya da evlat edinilmeye mahkum ettin. <br />
<br />
İşte yüzyılımızın çifte standartlı seküler devlet anlayışına bir örnek daha. Devlet nezdinde falanca dinler mübah falancaları günah.<br />
<br />
Mübah olanlara çocuklarımız kul köle. <br />
<br />
İster misyonerlik faaliyetinde kullan, ister çocuk adını yeni öğrenmeye başlamışken kerrat cetveli gibi kutsal kitaplarını bellet. Tarih değişiyor.<br />
<br />
Üç büyük Ortadoğu dini, oğlunun boğazını kesmeye yeltenen İbrahım&#8217;i peygamber olarak kabul ediyorsa da, çocuklarımızı tanrıya kurban etmiyoruz. Dövülmelerine, hakkımızdan da öte, terbiyeleri için gerekli diye bakardık. <br />
<br />
Vazgeçemeyenler olsa da, günümüzde dayak cürüm. Çocuk çalıştırmak yasak. <br />
<br />
Binlerce yıllık adetlerimizi engelleyen yasalar çıkartabileceğimiz, yakın zamana kadar aklımızın ucundan geçmezdi. Evrensel Çocuk Hakları Beyannnamesi, adalet söz konusu olduğunda, katı geleneklerimizi tepetaklak edebileceğimizin kanıtı.<br />
<br />
Din kültürünün aktarılmasıyla inancın belletilmesi farklı şeyler. İleride sormazlar mı, hangi hakla çocuklarımıza tanrın bu, bu da dinin dediğimize? <br />
<br />
Akılları ermez diye çocuklarımıza oy kullandırtmıyoruz. Otomobil kullanmalarına izin vermiyoruz. Sigaradan, içkiden koruyoruz. <br />
<br />
Eskiden sınırlama yokken ve günümüzde erken olgunlaşmalarına rağmen, reşit olana kadar evlenmelerini yasaklıyoruz. Din gibi ciddi, çok boyutlu bir kuruma gelince, sırf anne babalar o dinden diye, çocuklarını şartlamalarını doğal karşılıyor, teşvik ediyor, tersini kınıyor, ayıplıyoruz. Dinlerini çocuklarına belletmekte kullandıkları her tür disiplin ve yöntemi kabulleniyoruz. <br />
<br />
Çocuklara, reşit olunca, isterlerse, dinlerini seçmelerine olanak sağlamaktan kaçınıyoruz. Seçim, dinlerin müritlerini bilinçli, bilgili kılmaz mı? Dinleri adına daha iyi örnek, daha iyi rol modeli olmazlar mı? Hurafelerden korunmazlar mı? <br />
<br />
Doğuştan itibaren takım tutarcasına şartlandırılan dini aitlikler düşmanlıkları, savaşları, tarih boyunca körüklemedi mi? Çocuklara dinlerini seçme özgürlüğü tanımamamız, onların dinlerimizi benimsemeyeceği korkusundan mı? <br />
<br />
Bundan 50, 100, 500 yıl sonrasından günümüze bakılınca belki de çocuklarımızı tarihimizin son köleleri diye görecekler. Çocuk &#8216;sahibi&#8217; olmak deyimi bile ibret verici değil mi? Günlük dilimiz istibdatın kanıtı.<br />
<br />
Çocuklarımızı dinlere genç yaşta teslim etmenin eriştiği felaketlerin son örneği İrlanda Katolik kilisesinde. Bu tür skandallara A.B.D., Almanya, Avusturalya&#8217;da rastlanmıştı. İrlanda&#8217;da Katolik kilisinde papaz ve rahibeler binlerce çocuğa cinsel tacizde bulunmuş. Zan altında kaldılar mı kilise onları korumak için tayinlerini, tanınmadıkları başka bir yere çıkarıyormuş. Onlar da gittikleri yeni yerlerde başka çocukları tacizi sürdürmüşler. Dindar polis, kiliseyle işbirliği halinde. Elli yıldır bu böyle devam etmiş. Olay gerçen hafta patlak verince, Papa İrlanda&#8217;nın tüm piskoposlarını Vatikan&#8217;a çağırarak azarladı.<br />
<br />
Ratzinger&#8217;in, Papa olmadan önce Vatikan&#8217;da kardinalken, tacizcileri yargıya ihbar edenlerin afaroz edilmesini tavsiye eden komisyonun başında olduğu unutulmamalı. Şunu da unutmamalıyız. Bu tür olayların her dinde ve özellikle tarikat ve cemaatlerde olmasına rağmen, tacize uğramışların konuşması, olaydan yıllar sonra bile başlarından geçenleri anlatabilmesi, cesaretten de öte onları anlayışla karşılayabilecek bir toplum gerektirdiğini.<br />
<br />
<br />
Gündüz Vassaf</strong>]]></description>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 16:49:22 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/tanri-cocuklari-dinlerden-korusun-t41105.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Meşru Bir Tasfiye &#38; Etyen Mahçupyan]]></title>
		<link>http://www.eksiportal.com/mesru-bir-tasfiye-etyen-mahcupyan-t41104.html</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>Etyen Mahçupyan<br />
Meşru Bir Tasfiye<br />
<br />
Ulus-devletler kurulduğunda, bu yeni oluşumun insanlığı özgürlük ve eşitlik açısından daha &#8216;ileriye&#8217; taşıyacağından herkes emindi. Gerçi sonradan ortaya çıktığı üzere ulus kavramının homojenleştirici yönü, bireysel ve grupsal farklılıkları bastırdığı ölçüde, faşizan bir yönetime de son derece açıktı. Ama buna rağmen, kendilerini liberal konuma oturtan düşünürler bile ulus-devlet formatına karşı çıkmadılar. Sadece bu devlet yapısının demokrasi ile bütünleşmesini istediler. Liberal perspektif altında &#8216;demokrasi&#8217; esas olarak iki öğeyi içeriyordu: Yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı; ve seçimle iktidara gelip giden iktidarlar...<br />
<br />
Bu sadece dengeleri kollayan ve toplumsal taleplerin siyasete yansımasını sağlayan bir düzenek değildi. Aynı zamanda istikrar ve barışı garanti edecek bir başka dengeyi de oluşturmayı hedeflemekteydi. Söz konusu hedef &#8216;meşruiyet dengesiydi&#8217;... Çünkü ulus-devletler potansiyel olarak iki farklı meşruiyet üzerine oturmakta. Bir yanda toplumsal tercihleri taşıyan &#8216;sosyolojik&#8217; meşruiyet var. Diğer yanda ise, ulus-devletin kurucu mantığını taşıyan &#8216;ideolojik&#8217; meşruiyet... Liberal düşünürler buna kendi ideolojik bakışlarının uzantısı olan &#8216;evrensel değerleri&#8217; ekleyerek ona bir tür hakemlik işlevi verdiler. Böylece esas mesele sosyolojik ve ideolojik meşruiyetin uyum içinde tutulması ve herhangi bir gerilim söz konusu olduğunda da evrensel değerlere, yani somuta indirgendiğinde evrensel hukuka müracaat edilmesiydi.<br />
<br />
Öte yandan ulus-devlet formatının çok sorun yaratacağı da sanılmıyordu. Sonuçta ulus-devlet bir ulusun, yani zaten kendi devletinin ideolojisi etrafında homojenleşmiş bir halkın devletiydi. Dolayısıyla da toplumsal taleplerin devletin ideolojisi ile çelişme ihtimali zayıftı. Olası talepler genellikle farklı sosyal kesim ve sınıflar arasındaki &#8216;sosyoekonomik&#8217; çıkar farklılıklarını yansıtacak ve bunlar da siyaset ve hukuk sayesinde çözümlenebilecekti.<br />
<br />
Batı dünyası kendi ideolojisinin esnekliği sayesinde bu dengeyi yaşattı. Devletler zamanın ruhuna uygun olarak kendilerini değiştirmeyi bildiler. Oysa sosyalizmi benimsediği söylenen Doğu blokunda devletler değişen zihniyete adapte olamadılar. Zaman içinde sosyolojik meşruiyet ile ideolojik meşruiyet arasındaki mesafe açıldı ve bu rejimler kaçınılmaz sona doğru gittiler. Çünkü toplumların zihniyet dönüşümlerini engellemek mümkün değil. Buna direnmenin tek olası sonucu, direnenlerin tasfiyesidir.<br />
<br />
Türkiye bu açıdan da Batı ile Doğu&#8217;nun ortasında duruyor. Devlet baskı rejimini günlük hayatın her alanına kadar sokmamış olsa da, bunu toplumun önemli bir bölümünü siyasi kararlardan tecrit ederek sağlıyor. Değişmeyen bir resmî ideolojiyi vatandaşlığın kıstası haline getirirken, bunu sağlama işlevini kaybeden iktidarları da darbe ile &#8216;ehlileştiriyor&#8217;. Garip bir beklenti, ama Türkiye&#8217;de &#8216;devlet&#8217; toplumun her türlü değişim imkânına rağmen resmî ideolojiden uzaklaşmamasını istiyor. Ne var ki toplumlar zamanın ruhunun dışında kalamazlar... Nitekim bizde de sosyolojik meşruiyet ile ideolojik meşruiyet arasındaki mesafe giderek telafi edilemez bir biçimde açıldı. Çözüm, devletin ideolojisinin radikal bir biçimde değişmesidir. Aksi halde rejim kendi tasfiyesine doğru yürüyüşünü sürdürür.<br />
<br />
Sosyolojik ve ideolojik meşruiyetin temsilcileri günümüz siyasi geriliminin de asli taraflarını oluşturuyor. Baykal artık tamamen rejim savunuculuğuna kenetlenmiş gözüküyor. Geçen hafta içinde söylediği üç laf son derece öğretici oldu... Önce parti kapatmaların aynen Batı&#8217;daki gibi parlamento kararı ile olma ihtimalini &#8216;ciğeri kediye teslim&#8217; olarak değerlendirdi. Yani Baykal&#8217;a göre Meclis&#8217;teki partiler kategorik olarak kötü niyetli ve suça eğilimliler. Parlamento onların önüne atılmış bir &#8216;ciğer&#8217; gibi durduğuna göre bu kurumun dışarıdan denetlenmesi gerekiyor. Bu bakış Meclis çoğunluğunun, yani sosyolojik meşruiyetin anlamsız, hatta tehlikeli görüldüğünü ima ediyor. Denetleyenin ise tabii ki yargı olması lazım, ama bu yargının Baykal&#8217;a göre belirli bir niteliği var. Nitekim Erzincan Başsavcısı&#8217;nın tutuklanmasını CHP lideri şöyle açıklamış: &#8220;Cumhuriyet kanunlarını uyguladığı için sanık oldu.&#8221; Kastedilen şey, Meclis&#8217;in, bugünün Türkiye&#8217;sinin değil &#8216;Cumhuriyet&#8217;in&#8217;, yani resmî ideolojinin kanunlarıdır. Baykal&#8217;a göre yargı, söz konusu ideolojinin savunuculuğunu yapmak durumunda ve Meclis&#8217;in çıkardığı hükümet de buna uymadığı için potansiyel suçlu konumunda... Baykal&#8217;ın ideolojik meşruiyete bağımlılığını gösteren işaretlerden biri de &#8220;Türkiye&#8217;de zaten bir darbe tehlikesi olmadığı için askerler tutuklanıyor&#8221; sözüydü. CHP Başkanı darbe delillerini görmek, Genelkurmay&#8217;ın darbe planını kabullendiğini duymak istemiyor anlaşılan... Askerlerin tutuklanmaması için gerekenin ne olduğunu da böylece söylemiş oluyor: Darbe yapılması. Bunun bir tasfiye süreci olduğu belli ve Baykal tasfiye olmaya hazır, yeter ki &#8216;ideolojik&#8217; olsun, geriye şanı kalsın.<br />
<br />
Geçen hafta ilginç bir konuşma da AKP milletvekili Ömer Çelik&#8217;ten geldi. Darbe planı yapmanın vatana ihanet olduğunu savunan Çelik, &#8220;milli iradeye sahip çıkmak namusun icabıdır... Bir şeyin muhtıra olması onu yayınlayana değil, muhatabın tavrına bağlıdır... &#8216;Türkiye&#8217;nin kendine özgü şartları var&#8217; denilerek hukuk devleti anlayışının ve demokrasinin geliştirilmesi çabalarına set çekilmesine izin verilemez&#8221; diye konuştu. Burada açık bir biçimde sosyolojik meşruiyetin ve aynı zamanda evrensel değerlerin sahiplenildiğini görüyoruz. Dolayısıyla bir kıskaç yaratılıyor ve resmî ideolojinin gayrı meşru alana ötelenmesi mümkün hale geliyor. Sorumluluk ise tabii ki zamanın ruhunda bulunacak değil... Sorumluluk, kadük hale gelen bir resmî ideolojide direnmeye çalışanlardadır. Önümüzdeki soru basit... Acaba nasıl oluyor da evrensel değerleri ve zamanın ruhunu savunmak bir AKP&#8217;liye kalabiliyor? Acaba CHP&#8217;den niçin bir tane bile Ömer Çelik çıkmıyor? Laik kesim bu tür soruları iyi düşünmeli, çünkü tasfiye süreçleri bazen sosyolojik sonuçlar da üretir<br />
</strong>]]></description>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 16:38:48 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/mesru-bir-tasfiye-etyen-mahcupyan-t41104.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Barınak Gönüllüleri Derneği Reklam Filmleri</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/barinak-gonulluleri-dernegi-reklam-filmleri-t41102.html</link>
		<description><![CDATA[<a href='http://lenner.tv/index.php/haytap-video-yayin-platformu/haytap/otostop-bgd-barinak-gonulluleri-dernegi' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>Otostop</a><br />
<br />
<object type="application/x-shockwave-flash" height="355" width="425" data="http://www.youtube.com/v/RTa8jdQ7vuM"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/RTa8jdQ7vuM"><param name="allowScriptAccess" value="sameDomain"><param name="quality" value="best"><param name="bgcolor" value="#FFFFFF"><param name="scale" value="noScale"><param name="salign" value="TL"><param name="FlashVars" value="playerMode=embedded" /><param name="wmode" value="transparent"/></object>]]></description>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 22:31:43 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/barinak-gonulluleri-dernegi-reklam-filmleri-t41102.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Hızınız Ne</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/hiziniz-ne-t41101.html</link>
		<description><![CDATA[2 mbit bağlantım var.  Biri hız testi ile ölçtüm, sonuçlar 1954/292 çıktı. Bu değerler normal mi?<br />
<a href='http://speedtest.biri.com.tr/' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>biri hız testi</a><br />
<img src='http://img535.imageshack.us/img535/1366/testse.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' />]]></description>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 14:46:18 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/hiziniz-ne-t41101.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Anlamsız-Meraba</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/anlamsiz-meraba-t41100.html</link>
		<description>bn geldiim</description>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 14:39:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/anlamsiz-meraba-t41100.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bir Esrarengiz Zat-ı Ali</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/bir-esrarengiz-zat-i-ali-t41094.html</link>
		<description><![CDATA[Haberde; <br />
<br />
<br />
<br />
Sultan Abd&#252;lhamit&#8217;in, yabanc&#305;lar&#305;n &#199;ukurova&#8217;dan toprak sat&#305;n almalar&#305;n&#305;n &#246;n&#252;ne ge&#231;mek i&#231;in 1 milyon 100 bin d&#246;n&#252;ml&#252;k araziyi devlet &#231;iftli&#287;ine d&#246;n&#252;&#351;t&#252;rd&#252;&#287;&#252; belgeleriyle yaz&#305;yordu.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Adanal&#305; Tarih&#231;i Cezmi Yurtsever&#8217;e dayand&#305;r&#305;lan haberde, s&#246;z konusu arazilerin, Sultan Abd&#252;lhamit&#8217;in tahttan uzakla&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305;ndan 3 y&#305;l sonra d&#246;nemin h&#252;k&#252;meti taraf&#305;ndan Frans&#305;z &#351;irketlere 75 y&#305;l s&#252;reyle kiraland&#305;&#287;&#305; belirtiliyordu.<br />
<br />
<br />
<br />
Kiralanan arazileri ekip bi&#231;en k&#246;yl&#252;lerin, bu duruma sert tepki g&#246;sterdi&#287;ine dikkat &#231;eken Cezmi Yurtsever, 1914&#8217;te ba&#351;layan Birinci D&#252;nya sava&#351;&#305; sonras&#305;nda ise Frans&#305;zlar&#305;n &#199;ukurova&#8217;y&#305; i&#351;gal etmek ve &#231;iftlik arazisine el koymak i&#231;in Adana&#8217;ya geldi&#287;ini, ama burada Kuva-i Milliye&#8217;nin g&#252;&#231;l&#252; direni&#351;i sonras&#305;nda geri d&#246;nd&#252;klerini de anlat&#305;yor.<br />
<br />
<br />
<br />
Dedim ya.<br />
<br />
<br />
<br />
Bize Abd&#252;lhamit Han&#305; yanl&#305;&#351; tan&#305;tt&#305;lar.<br />
<br />
<br />
<br />
Sert bir y&#246;netim uygulad&#305;&#287;&#305; yaz&#305;ld&#305;.<br />
<br />
<br />
<br />
Ama nedense 33 y&#305;ll&#305;k iktidar&#305; d&#246;neminde Osmanl&#305;&#8217;n&#305;n tek bir kar&#305;&#351; toprak kaybetmedi&#287;i s&#246;ylenmedi.<br />
<br />
<br />
<br />
&#214;ld&#252;kten sonra tahtta oldu&#287;u d&#246;nemdeki en ate&#351;li muhaliflerinin nas&#305;l g&#246;zya&#351;&#305; d&#246;kt&#252;&#287;&#252;n&#252; de s&#246;yleyen olmad&#305;.<br />
<br />
<br />
<br />
Maalesef bizim neslimiz &#231;arp&#305;t&#305;lm&#305;&#351; bir tarih &#246;&#287;rendi.<br />
<br />
<br />
<br />
Ger&#231;ekler s&#252;rekli gizlendi.<br />
<br />
<br />
<br />
Ama ba&#351;ta yazd&#305;&#287;&#305;m gibi;<br />
<br />
<br />
<br />
G&#252;ne&#351; bal&#231;&#305;kla s&#305;vanm&#305;yor.<br />
<br />
<br />
<br />
Ger&#231;ekler bir bir ortaya &#231;&#305;k&#305;yor.<br />
<br />
<br />
<br />
Mesela, Siyonizm&#8217;in kurucusu  Theodor Herzl, Abd&#252;lhamit Han&#8217;dan, Filistin topraklar&#305;n&#305; para kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda satmas&#305;n&#305; istemi&#351;ti.<br />
<br />
<br />
<br />
Ama yak&#305;n zamana kadar, &#8220;K&#305;z&#305;l Sultan&#8221;  yaftas&#305; yap&#305;&#351;t&#305;r&#305;l&#305;p, iftiralar at&#305;lan devasa sultan Abd&#252;lhamit.<br />
<br />
<br />
<br />
Siyonistler ise sadece avucunu yalam&#305;&#351;t&#305;r.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu y&#252;zden de i&#231;erideki i&#351; birlik&#231;iler ile tahtan indirilip s&#252;rg&#252;nlere g&#246;nderildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Oysa Cumhuriyetimizin temeli, O&#8217;nun zaman&#305;nda yap&#305;lan m&#252;thi&#351; siyaset ile at&#305;ld&#305;.<br />
<br />
<br />
<br />
E&#287;er tahttan indirilmeseydi Balkan ittifak&#305; kuracakt&#305;.<br />
<br />
<br />
<br />
Abd&#252;lhamit, cesur bir liderdi.<br />
<br />
<br />
<br />
Birinci D&#252;nya Sava&#351;&#305;&#8217;nda &#304;stanbul d&#252;&#351;mek &#252;zereyken s&#252;rg&#252;ndeki Abd&#252;lhamit&#8217;e ba&#351;kentin Bursa&#8217;ya ta&#351;&#305;naca&#287;&#305; haber verildi.<br />
<br />
<br />
<br />
B&#252;y&#252;k padi&#351;ahta nakledilecekti.<br />
<br />
<br />
<br />
Ama o bu karara direndi.<br />
<br />
<br />
<br />
Yani s&#252;rg&#252;nde bile devletini kurtard&#305;.<br />
<br />
<br />
<br />
Kendini Bursa&#8217;ya nakletmeye gelenlere;<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;Bizans imparatoru Konstantin kadar da m&#305; olamad&#305;n&#305;z. <br />
<br />
<br />
<br />
Konstantin teslim olmaktansa  &#231;arp&#305;&#351;arak &#246;lmeyi tercih etmi&#351;ti.<br />
<br />
<br />
<br />
 O&#8217;nun kadar da m&#305; cesaretimiz kalmad&#305;? <br />
<br />
<br />
<br />
Bari bana bir t&#252;fek verin tek ba&#351;&#305;ma d&#252;&#351;manla sava&#351;ay&#305;m. <br />
<br />
<br />
<br />
Ben hi&#231; bir yere gitmiyorum.&#8221; demi&#351;ti.<br />
<br />
<br />
<br />
Ne desek, ne yazsak biz o b&#252;y&#252;k sultan&#305; anlatamay&#305;z.<br />
<br />
<br />
<br />
Hakk&#305;n&#305;  ise asla &#246;deyemeyiz.<br />
<br />
<br />
<br />
Bir d&#252;&#351;&#252;n&#252;r&#252;m&#252;z&#252;n dedi&#287;i gibi, &#8216;&#8217;Abd&#252;lhamid&#8217;i k&#246;t&#252;lemek cehalettir&#8230;&#8217;&#8217;]]></description>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 17:58:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/bir-esrarengiz-zat-i-ali-t41094.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mercedes Benz (1886-2010&#8207;)]]></title>
		<link>http://www.eksiportal.com/mercedes-benz-1886-2010-t41090.html</link>
		<description><![CDATA[The Mercedes........Yorumsuz ..Resimler kendi yüklememdir.<br />
<br />
<img src='http://img97.imageshack.us/img97/613/att00005f.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img189.imageshack.us/img189/7094/att00025u.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img683.imageshack.us/img683/3893/att00024l.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img297.imageshack.us/img297/7140/att00023y.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img707.imageshack.us/img707/9517/att00022.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img704.imageshack.us/img704/820/att00021.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img706.imageshack.us/img706/5896/att00020f.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img196.imageshack.us/img196/1931/att00019t.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img684.imageshack.us/img684/3343/att00018k.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' /><br />
<img src='http://img297.imageshack.us/img297/3209/att00017.jpg' alt='Posted Image' class='bbc_img' />]]></description>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 03:44:19 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/mercedes-benz-1886-2010-t41090.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Manisalı Morris Şinasi'yi Tanıyor Musunuz ?]]></title>
		<link>http://www.eksiportal.com/manisali-morris-sinasiyi-taniyor-musunuz-t41089.html</link>
		<description><![CDATA[Manisalı Morris Şinasi'yi tanıyor musunuz ? ...Okumak lazım..Çok ilginç..<br />
   <br />
    Yıl 1855, Manisa'da Safarat Yahudilerinden fakir bir ailenin bir erkek çocuğu olur. İsmini Morris koyarlar. Morris dokuz yaşında kuşpalazı hastalığına yakalanınca ölümle burun buruna gelir. Şinasi isimli bir Müslüman doktorun tedavisi neticesinde iyileşince, ailesi ona Şinasi ismini de verirler. Bu bir vefa borcudur.<br />
    Bu vefa anlayışı Morris'in ruhuna da işleyecektir.<br />
     <br />
    Derken Morris on beş yaşına gelince fakir olan ailesine yardım etmek için Yahudi mezarlığında bekçi olarak işe girer. Okuma yazması olmadığından işten atılır. Sebebi ise, dışarıdan bir Yahudi ailesi gelir ve mezarlıktaki yakınlarının mezarını görmek ister. Fakat mezarın yerini bilmiyorlar. Morris ise okuma bilmediğinden mezarın yerini gösteremez. Bu aile durumu bölgenin Yahudilerine bildirerek Morris'i işten attırırlar. İş arayan Şinasi 1870 yılında henüz 15 yaşlarında yine bir Yahudi olan Garofolo isimli bir tütün tüccarının yanında işe girer. Kısa zamanda patronunun gözüne giren Morris gösterdiği başarıdan dolayı patronu tarafından Mısır'a götürülür. Orda da gösterdiği başarılardan dolayı artık patronuyla dost olmuştur.<br />
     <br />
    Morris 1890 yılında Amerika'ya gitmeye karar verir. Patronundan aldığı 25 bin dolar la yenidünyaya geçer. Orada Şikago Beynelmilel (uluslararası ) Fuarında bir sigara yapıştırma makinesi sergiler. Bu makine oldukça ilgi görür. Buradan kazandığı para ile hem Garofolo ya olan borcunu öder, hem de bir iş kurma imkanı bulur. Yıl 1903'e geldiğinde ABD devleti Akdeniz'de ticaret yapabilmek ve gemilerini geçirebilmek için sultan Abdulhamit'e başvurur. Sultan bu teklifi ABD'nin Osmanlıya HARAÇ vermesi karşılığı kabul eder. Yalnız bir şart daha koşar. Ve der ki: -bizden tütün de satın alacaksınız.<br />
    Amerika bunu da kabul eder ve tarihinde ilk ve tek olarak Osmanlıya HARAÇ verir. İşte bu tütün anlaşması Morris'in yolunu açar. Ege tütününü iyi tanır ve bağlantıları da vardır. Bu bağlantı avantajını iyi kullanır.<br />
    Kısa sürede önünde geniş ufuklar açılan Morris, erkek kardeşi Solomon'u da Manisa'dan getirterek iş alanını iyice geliştirir.<br />
    New York'ta Brodway 120, Sokakta SCHİNASİ BROTHERS COMPANY isimli bir sigara fabrikası kurar. Bu bina hala ayakta kalmayı başarmıştır. Kurduğu bu fabrikada Türkiye'den götürdüğü tütünleri kullanan Morris, kısa zamanda Türk tipi sigaralarla üne kavuşur. Türkiye'den özellikle Manisa ve Akhisar civarından aldığı tütünleri yine bu bölgeden götürdüğü usta ve kalifiye işçilerle yüksek kalite mamuller elde etmeyi<br />
    başarır.<br />
    1903 yılında Selanik'te iş arkadaşı olan Jozef Ben Rubi'nin kızı Laurette ile tanışıp evlenir. Victoria, Juliette ve Altina isimli üç kızı ile Leon isimli bir erkek çocuğu olur. Artık Morris çok zengindir. Hatta yunan Yahudisi eşi için o döneme göre oldukça gösterişli bir malikane yaptırır. Malikanenin 52 odalı olduğu rivayet edilir.<br />
    Bu günlerden diğer bir rivayette şudur:<br />
    Morris Yunanistan'da bir basın toplantısı yapar. Bir gazeteci bir kağıda bir soru yazar ve Morris'e verir. Morris kağıdı yanındakine verir ve "Ben okuma bilmem sen oku". der. Ardından başka bir gazeteci:-okuma- yazma bilmeden bu kadar zengin oldunuz, bir de tahsilli olsanız kim bilir ne olurdunuz? Morris şu cevabı verir:<br />
    - iyi bir mezar bekçisi olurdum!<br />
    1916 yılında şirketinin tüm haklarını Amerikan Tabacco Company'e satar. Ve iş hayatından çekilir. Bu<br />
    arada çocuklarını kurduğu ve Morris'in arkadaşı Philip'in de ortak olduğu (bir rivayete göre Morris bizzat kendisi kurmuştur) ve şu an dünya tütün devi olan Philip Morris Company doğmuştur. Gerisini bilirsiniz.<br />
    Peki, halen Manisa da hizmet veren Şinasi Morris Hastanesi'nin hikayesi nedir?<br />
<br />
        Morris 1928 yılında memleketi olan ve doğup büyüdüğü yer olan Manisa'yı hiç unutmaz. O kadar ki yaptırdığı evi Türk stili yaptırır ve içini de yine Türk şark tarzı ile döşer. Çocukluğunda çektiği hastalığı ve gördüğü vefayı da unutmaz. Bu amaçla bir milyon dolarlık bir bütçe ayırır. Bunu 800 bin doları ile bir hastane yaptırır. Bu hastane çocuk hastanesidir. Bu hastanenin çok geniş<br />
        arazisi vardır ve burada inek, koyun, keçi ve tavuk gibi hayvanlar beslenir ve sebze ve meyve yetiştirilir ki çocukları taze besinlerle beslesinler diye. Yine bu hastanenin faytondan Ambulansı ve başhekimin faytondan makam aracı vardır. Bütün bu ayrıntılar bizzat Morris tarafından düşünülmüştür. Geriye kalan 200 bin dolarla da devlet tahvili alarak; bu tahvillerin getirisi olan 33 bin dolar her yıl iki taksit halinde Morris Şinasi Çocuk Hastanesine gönderilir.<br />
        Morris Şinasi kurduğu bir vakıfla hastanenin geleceğini de düşünmüştür; Chemical Bank Of New York'u da mutemet tayin etmiştir. Üç yılda bir kurduğu vakfın mütevelli heyeti Türkiye'ye gelerek, Manisa'da hastaneyi ziyaret etmekte ve yapılan işleri yerinde denetlemektedirler. ..]]></description>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 03:16:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/manisali-morris-sinasiyi-taniyor-musunuz-t41089.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Hayko Sandık'ı Açtı]]></title>
		<link>http://www.eksiportal.com/hayko-sandiki-acti-t41083.html</link>
		<description><![CDATA[evet efenim hayko cepkin isimli şahıs gün itibariyle sandık isimli albümünü çıkamış bulunmakta albüme dair ilk görüşlerimi belirtmem gerekirse (gerekmez ama nese). ilk albümle ikinci albümü aynı potada eritip içine biraz da yeniilik öfelemiş hayko. ilk albümdeki naif parçları andırabilecek şarkılar da mevcut tanışma bitti albüümndeki brutal vokalli şarkılara göz kırpan şarkıalr da. aha da buyrun track listi de şöle bişey..<br />
1. sandık<br />
<br />
2. yol gözümü dağlıyor(şu an favorim bu sonra ne olur bilemem)<br />
<br />
3. gelin olmuş<br />
<br />
4. balık olsaydım<br />
<br />
5. sahibi yok<br />
<br />
6. doymadınız<br />
<br />
7. açtırdınız kutuyu<br />
<br />
8. sandığım hazır<br />
<br />
9. yolun sonu]]></description>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 15:21:46 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/hayko-sandiki-acti-t41083.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>çubuk Adam</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/cubuk-adam-t41081.html</link>
		<description><![CDATA[<a href='http://www.oyunali.com/etiket-16-482-_cubuk_adam_oyna.html' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>ahanda burdan</a>]]></description>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 20:59:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/cubuk-adam-t41081.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>şaka Böyle Olur</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/saka-boyle-olur-t41080.html</link>
		<description><![CDATA[bu avrupalılardan herşey beklenir<br />
<br />
buyrun burdan<a href='http://ciciurl.com/3h4-rb' class='bbc_url' title='External link' rel='external'><span style='color: #FF0000'><span class='bbc_underline'><em class='bbc'><strong class='bbc'> İZLEYİN</strong></em></span></span></a>]]></description>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 12:14:29 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/saka-boyle-olur-t41080.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kedidir O Kedi...</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/kedidir-o-kedi-t41079.html</link>
		<description><![CDATA[Evet sayin ekŞi milletinin insanlari.... <br />
Genelde bi ses duyulunca söyle derler -Kedidir o Kedi- <br />
Ne istiyorlar bu kediciklerden nedir bu kediciklerin insan aleminden cekdigi <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/dry.gif' class='bbc_emoticon' alt='&lt;_&lt;' />  neden ayidir o ayi degilde kedi? bu kedilerin özelligi nedir?  <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/unsure.gif' class='bbc_emoticon' alt=':unsure:' /> <br />
<br />
Kafami kurcaladi... <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/unsure.gif' class='bbc_emoticon' alt=':unsure:' />  Aydinlatin beni ekŞi milletinin insanlari....  <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/sleep.gif' class='bbc_emoticon' alt='-_-' /> <br />
<br />
<br />
<br />
Saygilar...  <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/sleep.gif' class='bbc_emoticon' alt='-_-' />]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 08:26:10 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/kedidir-o-kedi-t41079.html</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Dünyanın En Zor Oyunu</title>
		<link>http://www.eksiportal.com/dunyanin-en-zor-oyunu-t41063.html</link>
		<description><![CDATA[buyrun arkadaşlar beynini yemek isteyenler için   <img src='http://www.eksiportal.com/public/style_emoticons/default/blink.gif' class='bbc_emoticon' alt=':blink:' /> <br />
<br />
<a href='http://www.flash.gen.tr/index.php?action=file&fileid=810' class='bbc_url' title='External link' rel='external'>http://www.flash.gen.tr/index.php?action=file&fileid=810</a>]]></description>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 20:14:03 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eksiportal.com/dunyanin-en-zor-oyunu-t41063.html</guid>
	</item>
</channel>
</rss>