ekŞi forum: Rumelifeneri - ekŞi forum

Jump to content

Digg Del.ico.us Slashdot Technorati furl Reddit Facebook Fark Google Magnolia Wink Yahoo Netscape
  • (2 sayfa) +
  • 1
  • 2
  • Yeni konu açamazsın
  • Buraya cevap yazamazsın

Rumelifeneri

#1 User is offline   RaF@ 

  • Usta Başı
  • PipPipPipPip
  • Grup: ekŞi Üye
  • Mesaj: 272
  • Katılım: 26.10.2005

Gönderme Tarihi: 25 November 2005 - 21:51

Avrupa yakasının Karadeniz'le birleştiği noktada yer alan Rumelifeneri, İstanbulluları haftasonunda doğa ve tarihle buluşturuyor. Sarıyer'den 12 kilometrelik yolculukla ulaşılan Fener köyünde, Cenevizlilerden kalan kaleyi gezebilir, Karadeniz'le Marmara'nın buluştuğu noktada balığınıza rakı katıp, keyif yapabilirsiniz. Görevlilerden rica ederseniz, fenerin giriş katındaki Sarı Saltık Hazretleri'ne ait olduğuna inanılan türbeyi gezmek de mümkün. Rumelifeneri, denizin tarihle, rakının balıkla, Marmara'nın Karadeniz'le buluştuğu nokta. Yaz aylarında olduğu kadar kış aylarında da misafirlerine sürprizler sunan Rumelifeneri'nde keyifli bir gezinin yanı sıra, taze balığın da tadına varabilirsiniz. Sarıyer'den 12 kilometrelik yolculukla varılan köye hafta içi giderseniz, yalnızlığın tadını çıkarıyor, haftasonu giderseniz cıvıl cıvıl bir ortam buluyorsunuz.
Posted Image

YATIRIN ÜZERİNDEKİ FENER

Köye adını veren fener, Sarı Saltuk Hazretleri'ne ait olduğuna inanılan türbelerden birinin üzerinde yer alıyor. Köydekiler, 1856'da Fransızlar tarafından yapılan fenerin inşası sırasında kulenin bir kaç kez yıkıldığını anlatıyorlar. Burada bir yatır olduğu düşünülünce Fransızlar önce türbeyi yapmış sonra da 30 metre yüksekliğindeki kuleyi inşa etmişler. Ve fener o günden beri dimdik duruyormuş. Eskiden, Moskova'dan İznik'e birçok yerde adına türbe bulunan hazretin, kabrinin başındaki kandilin yağı bittiğinde, fenerin karanlıklara gömüldüğüne de inanılırmış. Allah'tan fener bugün elektrikle çalışıyor.Antikçağda adı Panuim olan köyde, değişik zamanlarda Kyanae, Symplegadae, Mavi Kayalar, Ağlayan Kayalar, Kocataş ve Körtaş adını alan dev kayalıkların da mitolojik bir hikayesi var: Söylenceye göre Altın Post'u arayan Argonotlar, kayaların arasından şarap renkli bir güvercin uçurup, tanrıça Atena'nın yönlendirdiği kuşu izleyip, ozan Orfeus'un çaldığı lirden güç alarak Karadeniz'e ulaşmışlar. Bir başka mitolojik hikaye ise Rumelifeneri'ne yakın olan kayanın doruğunda Apollo Tapınağı'nın yükseldiği, Apollo'nun yunusa dönüşerek Argonotların dümencisi Tiphys'e yol gösterdiği şeklinde. Bizans döneminde bu kayanın üzerine deniz kazalarını önlemek için Pompeius adı verilen bir sütun da dikilmiş. Kayalardan birinin üzerinde sunak kalıntılarını görmek hálá mümkün.Evliya Çelebi de seyahatnamesinde 'Kaleden taşra yüksek bir kule üzre bir fanus-u azim'den söz ederek, burada bir fener olduğunu anlatıyor. Zaten 16'ncı yüzyıldan kalma Ali Macar Reis Atlası'nda da aynı noktada bir fener görünüyor.
Posted Image

KALE CENEVİZLİLERDEN KALMA

Fenerin ters tarafına gittiğinizde ise günümüze kadar oldukça iyi korunarak gelmiş bir kaleyle karşılaşıyorsunuz. Ancak bir otomobilin geçebildiği toprak yol bittiğinde, önce bir meydana ve ardından kale kalıntılarına ulaşıyorsunuz. Otomobilden inip, ardında sadece deniz olduğunu sandığınız kale kalıntısının kapısından girince, geniş bir arena çıkıyor karşınıza. Kemerlerin arasından Karadeniz'in hırçın dalgaları gözüküyor. Bir yanı, geçmiş zamanlarda betonarme bina ile tamamlanarak, askeriye tarafından kullanılmış. Şimdi ise duvarlara kazınan ziyaretçi isimleri ve yerlerdeki çöpler var sadece. Tam bu noktada yazın Karadeniz'in ferahlatıcı rüzgarını, kışın ise soğuğun bıçak keskinliğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Unutmadan, eğer bugünlerde Rumelifeneri'ne giderseniz, sıkı giyinin.
Posted Image

RUMLAR GİTTİ KARADENİZLİLER GELDİ

Kurtuluş Savaşı yıllarında bucak merkezi olan Rumelifeneri'nde yaşayanların çoğu Rumlarmış. Ancak mübadele sonrasında Rumlar göç edince, özellikle Rize ve Trabzon'dan gelen Karadenizliler, şimdi 2 bin kişi olan köy halkının çoğunluğunu oluşturuyor. Fener köylülerinin yüzde 99'u balıkçı. Geri kalan yüzde bir ise bakkal, manav, restoran sahibi. Yani esnaf. Köy Meydanı'na geldiğinizde hiç tanımasanız da 'hoşgeldiniz' diye karşılanıyorsunuz. Sohbet etmek isterseniz, gezmeye başlamadan önce meydandaki kahvede ince belli bardakta çay hiç fena olmuyor. Hele bu soğuk günlerde.Bu arada köyden Sarıyer'e inen yol üzerindeki Koç Üniversitesi'nin öğrencileri de Rumelifeneri'ni sevmişler. Arada bir gelip, rakı balık keyfine dahil oluyorlar. Esnafın beklentisi ise H 2000 festivali sonrasında yapı izni iptal edilen tesislerin bitirilmesi. Böylece hiç otelin bulunmadığı bölge konaklanabilir hale gelecek. BALIKÇI KÖYÜNDE BALIK YENİRKöyde üç tane restoran var. Hepsi de denize nazır. Bunlardan biri de Roke. Adını mitolojik kayalardan alıyor. Aslında Rumlar varken, buraya yol gösterici anlamında 'Eroke' denirmiş ama Rumlar gittikten sonra Roke diye anılır olmuş. Roke'nin sahibi Seyhan Karan'ın tatlı sohbetiyle, ortasında soba yanan küçük mekan birleşince, kendinizi ev misafirliğinde sanmanız bile olası. Ne yiyelim diyecekseniz, tabii ki balık. Balıkçı köyünde balık yenir. Yanına da kocaman yeşil salata. Midye ve kalamar tava, karides güveç ve soğuk mezeler de çok güzel. Balık çeşitlerinin fiyatları, günlük olarak ayarlanıyor. Genellikle 5-10 milyon lira arasında değişiyor. Sıcak ve soğuk mezeler, salata, bir porsiyon balık ve yarım şişe rakı içtiğinizde adam başı 20 milyon lira ödüyorsunuz. Rüzgarlı bir günde Roke Restoran'da oturuyorsanız eğer, dev dalgaların çırpınışlarını görüyorsunuz. Karşınızda Anadolufeneri ve Poyraz Köyü, arkasında ise Riva uzanıyor. Boğaz’ın en uç noktasındasınız şimdi.

NASIL GİDİLİR

Rumelifeneri'ne otomobille gidecekseniz, Sarıyer'den Kavak yönüne doğru seyredin. Kavağı geçtikten sonra okları takip ederseniz, 10 kilometre sonra Fener köyündesiniz. Köye, Sarıyer'den İETT otobüsüyle ulaşmak da mümkün. Seferler saat 22.00'ye kadar sürüyor.
Sesini yükseltme, sözünü yükselt. Yağmurlardır zambakları büyüten, gökgürültüleri değil.
Hakikati bulmak akıl işidir; akıllıların değil. Sürat bacaklarda olsaydı, en hızlı koşanlar kırkayaklar olurdu.
Önlenmeyen kötülükler önlenemez olur. Ejderhalarda bir zamanlar yavruydular
0

#2 User is offline   MiCHeLiN 

  • DELİKANLI !!!
  • PipPipPipPipPipPipPipPip
  • Grup: Kaka
  • Mesaj: 2,068
  • Katılım: 18.01.2005

Gönderme Tarihi: 25 November 2005 - 22:11

eet gitti buraya ama nasıl gitti bi de biz sorun arkadaşımız .. ki ben burada karga diyecem :P saolsun bize bi yol tarıf etti gittik gittik ... sonunda fenere ulastık ama saat 21:30 cıvarı ... mevsim olarak yine kış diye hatırlıyorum ...

fenere giden yol sarıyerden cıktıgınız anda stabilize bi yol gidiyorsunuz iki adet ormanlık alan geciyorsunuz .. bi askeriye ... sonra ormanın hiç olmadık bi yerinde bi iette duragı goreceksiniz ... yakında yerleşim yok ama otobus duragı var :P onuda gecip tekara devam ediyorsunuz tabellaları takip etmeyi unutmayın bu arada ... :P


alın size rumeli feneri :D

oraya gittigimizde biz rumeli feneri olarak biraz olsun cafcaflı bi yer bekliyorduk ama bir cadde kenarında saglı sollu mustakil evler gorunce şaşırdık ... yanlış yere geldigimizi sandıgımız için yoldan birini çevirip ...

arkadaş arabadan uzandı sordu ..
* zubrava komşi ... (türkçesi merhaba komsu demekti galiba :unsure: o an bulgarisran sınırına geldigimizi sanmıştık ... :P )
- pardon abi .. :huh:
arkadaş bize dönüp
* iyi lan hala türkiye sınırındayız ... :P sonra tekarar dısarıdaki adama sordu ...
*abi bu rumeli feneri nerede ... :unsure:
adam ileriyi gosterip bize baktı ...
- :ehmm:

bizde tabi arabanın içinde koparak bilimum uzuvlarımızla kendimize guluyorduk fenre taş catlasa 20 metre mesafedeyiz :lol: gece gittiğimiz için mazarasını goremedik ama olsun ... başka ilk baharlara saklıyoruz .. :)
delikanlı OLUNMAZ !!! delikanlı DOĞULUR !!!

#3 User is offline   RaF@ 

  • Usta Başı
  • PipPipPipPip
  • Grup: ekŞi Üye
  • Mesaj: 272
  • Katılım: 26.10.2005

Gönderme Tarihi: 25 November 2005 - 23:01

mutlaka gündüz gelip görmelisin tabi yaz sezonu olursa en azından yüzme şansın olur senide dolastırırım :P

edit:abi kışın fenere gidilmes yafs walla kcınız donar soguktan tawsiyem kışın hiç gitmeyin bide dolasmaı dunuosanız

Bu mesaj RaF@ tarafından düzenlenmiş ( 26 November 2005 - 09:24 )

Sesini yükseltme, sözünü yükselt. Yağmurlardır zambakları büyüten, gökgürültüleri değil.
Hakikati bulmak akıl işidir; akıllıların değil. Sürat bacaklarda olsaydı, en hızlı koşanlar kırkayaklar olurdu.
Önlenmeyen kötülükler önlenemez olur. Ejderhalarda bir zamanlar yavruydular
0

#4 User is offline   rosinante 

  • tiğ-i teber şah-ı merdan (aşıRı transandantalist)
  • PipPipPipPipPipPipPipPip
  • Bloğunu Oku
  • Grup: ekŞi Plus
  • Mesaj: 2,023
  • Katılım: 12.11.2005

Gönderme Tarihi: 26 November 2005 - 00:41

gidilmez mi be güzelliğe bak
Ah o yeLdeğiRmeNLeRi...

ıStaNßuL...


Posted Image
0

#5 User is offline   Andreas 

  • Mart Kedisi
  • PipPipPipPipPipPip
  • Grup: Kaka
  • Mesaj: 1,212
  • Katılım: 17.06.2005

Gönderme Tarihi: 26 November 2005 - 00:47

gemiyle birçok kez geçtik ordan. yakından görmedim ama karşıdan harika görünüyor..
Her Rüzgar Savuracak Bir Toz Bulur,
Her Hayat Yasanacak Bir Can Bulur,
Her Umut Gerçeklesecek Bir Düs Bulur,
Bulunmayacak Tek Sey Senin Benzerindir.

ruzgar_gulu

Türkiye'nin Geleceği İçin E-Kart Gönderin

#6 User is offline   harry 

  • Eleman
  • PipPipPip
  • Grup: ekŞi Üye
  • Mesaj: 104
  • Katılım: 21.11.2005

Gönderme Tarihi: 26 November 2005 - 14:44

güzel bir yermiş herhalde.resimden güzel gözüküyo.
Posted Image
0

#7 User is offline   RaF@ 

  • Usta Başı
  • PipPipPipPip
  • Grup: ekŞi Üye
  • Mesaj: 272
  • Katılım: 26.10.2005

Gönderme Tarihi: 26 November 2005 - 20:02

harry gel gör inan geldiğine değcek :thumbs:
Sesini yükseltme, sözünü yükselt. Yağmurlardır zambakları büyüten, gökgürültüleri değil.
Hakikati bulmak akıl işidir; akıllıların değil. Sürat bacaklarda olsaydı, en hızlı koşanlar kırkayaklar olurdu.
Önlenmeyen kötülükler önlenemez olur. Ejderhalarda bir zamanlar yavruydular
0

#8 User is offline   harry 

  • Eleman
  • PipPipPip
  • Grup: ekŞi Üye
  • Mesaj: 104
  • Katılım: 21.11.2005

Gönderme Tarihi: 27 November 2005 - 14:51

eh madem okadar övdün, bi hafta sonu balık yemeğe geliriz
Posted Image
0

#9 User is offline   RaF@ 

  • Usta Başı
  • PipPipPipPip
  • Grup: ekŞi Üye
  • Mesaj: 272
  • Katılım: 26.10.2005

Gönderme Tarihi: 11 December 2005 - 11:49

Görüpte begendim bi resim. Eklemek istedim

Ekli Dosyalar

  • Attached File  0032.jpg (48.55K)
    Number of downloads: 9

Sesini yükseltme, sözünü yükselt. Yağmurlardır zambakları büyüten, gökgürültüleri değil.
Hakikati bulmak akıl işidir; akıllıların değil. Sürat bacaklarda olsaydı, en hızlı koşanlar kırkayaklar olurdu.
Önlenmeyen kötülükler önlenemez olur. Ejderhalarda bir zamanlar yavruydular
0

#10 User is offline   redbull_jb 

  • Eleman
  • PipPipPip
  • Grup: Kaka
  • Mesaj: 229
  • Katılım: 21.11.2005

Gönderme Tarihi: 29 January 2006 - 17:44

yatırın ustune kurulması ılgınc valla merak ettım

  • (2 sayfa) +
  • 1
  • 2
  • Yeni konu açamazsın
  • Buraya cevap yazamazsın


Benzer Konular
  Konu Açan Bilgi Son vukuat
Bu konuyu daha once buralarda goren olmamis.


  • (47 sayfa) +
  • 1
  • 2
  • 3
  • Son »
  • (47 sayfa) +
  • 1
  • 2
  • 3
  • Son »

1 kişi pişti oldu
0 üye, 1 misafir, 0 saklambaç üye